Net Habercilik’de yayınlanan her türlü haber ve yazı kaynak belirtilmeden kullanılamaz.
Copyright © 2007 Net Habercilik. Yazılım & Teknik Destek: CM Bilişim
ARŞİV






"2 Takım Çalıştırabilirim"
06 Eylül 2008 / 00:05
2010 Dünya Kupası Elemeleri'nde İlk Maçını Deplasmanda Ermenistan'la Oynayacak A Milli Takım'ın Teknik Direktörü Fatih Terim İleri Uçta Semih&Mevlüt'ü Görevlendireceğini Söylerken, Tanjeviç Gibi 2 Takım Çalıştırabileceğinin Sinyallerini Verdi.
Herkese iyi günler diliyorum. Ligimiz bu sene geç başladı. Sadece 2 maç oynandı. Ve baktığımız zaman çok hazır gözükmeyebiliriz. Ama oyuncularımz Milli Takım'a geldikleri zaman böyle sorunları getirmezler. Böyle sorunlar olmaz. Onun için bize bir dezavantaj gibi gözükoyr ama çok fazla etkileneceğimizi düşünmüyorum.
Bazı oyuncularımız sakat, dolayısıyla çağırmadık. Ama biz zaten son Avrupa Şampiyonası'ndan bu sakatlıklara alışığız. Keşke olmasa ama futbolda böyle şeyler olabiliyor. Özellikle eksikler ve kimi oynatacağımız açısından bazı sorunlar yaşayabiliyoruz. Şu bir gerçek ki Türk Milli Takımı'nın başarısı için en uygun kadroyu sahaya sürmeye çalışıyorum. Umut ediyorum ki bazı oyuncular için yeni bir şans olur ve onlar da bu fırsatı değerlendirirler.
2010 Dünya Kupası Elemeleri'ne daha önce Türk A Milli Takımı'nın hiç maç oynamadığı bir ülke ile oynayarak başlıyoruz. Burada komşumuz Ermenistan'ın başkenti Erivan'da oyuncularımla birlikte bir ilkin parçası olmaktan son derece mutluyuz. Yarı final oynadığımız son Avrupa Şampiyonası'nda futbolun ulusları nasıl kaynaştırdığını, insanları dertlerinden nasıl uzaklaştırdığını, geçmişte yaşanan sorunları nasıl unutturduğunu ve bunların hepsini hep birlikte gördük.
Yarın burada Ermenistan ile oynayacağımız maçın da gelecek adına umut verici bir adım olmasını diliyorum. Futbolun halkları birleştiren köprüsünden umarım elele geçebiliriz. İstanbul'da yaptığım basın toplantısında da söylediğim gibi, biz buraya sadece futbol oynamaya geldik. 2 ülke arasındaki sorunlar ne olursa olsun 90 dakika boyunca sadece işimizi iyi yapmaya çalışacağız. Güzel bir oyun oynamak için ter dökeceğiz. Saha dışında olan karmaşık olayların ve tarihten gelen olayların yükünü sırtımıza almak istemiyoruz. Amacımız bu statta Portekiz, Sırbistan, Polonya, Finlandiya ve en son Belarus gibi önemli ülkelere kafa tutan Ermenistan gibi takımları tabii ki iyi tanıyorum. Bizim de isteğimiz puan kaybı yaşamadan ülkemnize dönmek istiyoruz.
Çok koşan, iyi mücadele eden, özellikle sahasında kolay teslim olmayan bir rakibe karşı oynayacağımızı biliyoruz. Son Avrupa Şampiyonası'nda da görüldü ki biz de son ana kadar mücadelesini sürdüren bir takımız. Yarın futbolseverlere zevkli bir karşılaşma izlettireceğimizi ümit ediyorum. Ben de Ermenistan'a ilk kez geliyorum. Şu ana kadarki ilgi ve alakadan da son derece menunum.
Biz alışkınız, Avrupa'nın her yerinde Türk seyirciler var ama bu tarafa doğru çok fazla olduğu söylenemez. Ama bizim bu durumdan çok fazla etkileneceğimizi düşünmüyorum. Bu arada Ümit Milli Takım maçında 15.000 kişi olduğuna göre yarın aşağı yukarı 40 - 50 bine yakın bir seyirci olacağını tahmin ediyorum. Erivan'da takımını yalnız bırakmayan bir seyirci var.
Evet İspanya takımı en iyi takımdı ve bence hakkıyla kazandı kupayı. Ama Almanya'yı geçseydik ne olurdu bilmiyorum. Zaten kader orada karşılaşamadık, Dünya Kupası Elemeleri'nde karşılaşıyoruz. Son Avrupa Şampiyonası'nın Türk Milli Takımı'nın dünyada herkesi yenebileceğini gösterdiği gibi Türkiye'ye de futbolu hatırlattığını düşünüyorum. Son saniyeye kadar oyunu bırakmayan, hatta bazı kesimlerce şanslı olarak tanımlansa da, eğer fırsat ve hazırlığınız varsa şanslısınız demektir.
Eğer fırsatınız var ama hazırlığınız yoksa şanslı değilsinizdir, eğer hazırlığınız var ama fırsatınız yoksa yine şanslı değilsiniz demektir. Biz hem hazırlıklıydık hem de fırsatımız vardı bu yüzden şanslıydık. Ayrıca dünyanın en sempatik takımlarından biri olduğumuza eminiz. Tüm Avrupa'daki yazarlar tarafından hem oyunumuz olarak hem de aldığımız sonuçlar olarak bu noktaya geldik. Bu bize neyi gösterdi, biz dünya şampiyonluğuna ulaşmak için de elimizden geleni yapacağız.
Ben de rakiplerimiz için aynı şeyi söylüyorum. Ermenistan çok ciddi bir rakip. Kasetleri izkleseydiniz bana hak verirdiniz. Finale belki de şampiyonluğa çok az kalmıştı ama şimdi onu güzel bir anı olarak geride bırakmalıyız. Artık yeni bir turnuva başlıyor. Orada 2 takım gidiyordu ama burada tek takım gidecek.
O yüzden liderliğe oynamaya çalışacağız. O ünvanın üzerine koymamız gereken şeyler var. Dünyadaki her rakibi her zaman her yerde ciddiye almak gerekir. Son sıralamada ilk 10'a giren Türkiye umarım bundan sonra daha da ileriye gidecek ve bu sayıları teke düşürmek için en büyük adaydır. Bunun da yolu doğru oynamak ve çok koşmaktan geçiyor.
Ben futbolla ilgili her konudaki soruları cevaplamaya hazırım ama tarihi tarihçilere, siyaseti de siyasetçilere bırakmak lazım. Futbolu da bize. Benim görevim futbolla ilgili her soruyu cevaplamak. Futbolcularım sahaya çıkıp oynamayı düşünüyorlar. Şu ana kadar çok güzel bir hava var.
Grupta 6 takım var. Yani 10 maç oynayacağız. Biz Barcelona'ya gideceğimiz zaman o tarz hesaplar yapıyorsunuz ama UEFA'nın kura çekiminde böyle hesaplar olmuyor. Belçika'da olimpiyat 4.sü olan takımdan 7-8 oyuncusu var. Ermenistan da yabana atılacak bir takım değil ama ben Türk Milli Takımı'nın maç kazanmayı öğrendiğini düşünüyorum. Maçı kazanmayı bilen bir ekibimiz var. Benim hesaplarla işim yok. Bu konudaki Matematiğim de biraz zayıf zaten. Okulda da hiç iyi değildi, tarihim de aynı şekilde.
Pratiğinde iyi olan bir hoca burada puan hesabı yapmaz diye düşünüyorum. Bizim Norveç'i yenmemiz gerekiyordu Norveç'i yendik. Kaç puan alırız bilmiyorum ama alınacak tüm puanlara talibiz.
Bizim kadromuzda Servet ağır bir grip geçiriyor. Marco da antrenmana çıkıyor. Emre şu anda herhangi bir şeyi yoki, sağlam. Gökdeniz'in adelesinde bir zorlanma vardı idmana çıkarmadık. Bunun dışında zaten diğer sakatlarımızı çağırmadık ama Emre'nin herhangi bir sorunu yok gayet iyi. İnşallah da daha iyi olur.
Semih ve Mevlüt'le başlayacağız, kaldı 9.
Öncelikle herkese iyi günler. Ben 1995 yılının sonundan beri sayın Hocamızla çalışıyorum. Bu Fatih Hoca'nın bizden daima istediği bir şeydi. Bizler bu turnuvada birbirimize çok inanmıştık. Çek maçındna itibaren son dakikaya kadar mücadele edeceğimizi hissettirmiştik. Ben herkesi takdir ediyorum. Ben takımımızın çok yetenekli oyunculardan kurulu olmasının ve başımızda her zaman kazanmayıo düşünen bir hocamız varken hep iddialı olacağımızı düşünüyorum.
Bir şey arzetmez. Şunu kabul edeceğiz ki dünya hızla değişiyor. Şimdi baktığımız zaman Milli Takımımız'da ülkemi,zde doğmamasına rağmen kendini bizden hisseden Marco ve Kazım oynayabiliyor. Aynı şekilde bir çok etnik gruptan Türk Milli Takımı formasını giyen oyuncular görüyoruz. Türk anne babadan doğma olmasına rağmen Almanya ve İsviçre takımlarında oynayan oyuncular görüyoruz. Onları da anlayışla karşılamak lazım. Ama motivasyonu bunlar mı olur. Hayır.
Zaten Avrupa 3.sü olan bir takım olmamız onlara motivasyon sağlar. Kaldı ki herkes DÜnya Kupası'na iyi başlamak ister. 3 de kimse kaybetmek istemez. Rakibin motive olmak için yeterince sebepleri var. Benim oyuncularıma söyleyeceğim şudur. Biz böyle maçlar oynadık. Gürcistan'da, Azerbaycan'da.. Biz onlar kadar mcüadele edersek kalite farkı ortaya çıkar. Değilse Avrupa 3.'lüğü bir şey ifade etmez. Biz iyi bir takımız, iyi bir sonuçla ayrılıp Belçika maçına çıkacağız.
Açıkçası arşive şöyle bir baktığımızda kuralar çekildeikten sonra bundan sonra hedef nedir diye sorulduğu zaman Avrupa Şampiyonluğu derdim. Allah bize o günleri gösterdi çok şükür. Neredeyse şampiyon oluyorduk. Dünya 3.sü olduktan sonra hedefleri daha da yukarı çıkarmalıyız. 72-73 milyonun yaşadığı bir ülkede hedef daima en iyisi olmaktır. Zaman zmaan bunu yanlış bulanlar olabilir ama ben böyle düşünüyorum. Kaldı ki Dünya Kupası'ndaki ilk gruplar Avrupa Şampiyonası'ndan daha kolay. Ben bunu her yerde söylüyorum, futbolda da olimpiyatta da söylüyorum, olur ya da olmaz ama ben Türkiye insanının en iyisini hak ettiğini düşünüyorum. Böyle olacağına gerçekten inanıyorum. Günün şartlarına göre konuşmuyorum.
Emre Belözoülu : Benim de kendi hedefim hem kendi takımım ve hem de milli takım için elimden gelenin en iyisini verip en iyi şekilde takımolarıma katkılı olmaktır. Son 5 senedir sakatlık.
Futbol federasyonuyla anlaşmadım ama Hasan Bey'e verdiğim 2012 sözü benim için imza niteliğindedir. Tanjeviç gibi 2 takım çalıştırabilir miyim bilmiyorum ama benim için en önemlisi Milli Takım'dır. Kişisel hedeflerim bulamadıklarımı bulmak, varamadıklarıma varmaktır. Başarının sonu yok. 2 takım diye espri yaptım ama öncelik her zaman Milli Takım'da.
İşte Fatih Terim'in sözleri:
Futbol Federasyonu ile olan toplantımızda direkt müdahele için altyapılardan başlayacağız. Okullarımızdan sadece futbol için değil, sporcu olarak adım atmadıkları sürece başarılar kesik kesik olacaktır. Doğal potansiyel olan gençlerimize bir şekilde ulaşmak zorundayız. Sadece futbol için değil, kız erkek. Bugün Türkiye'de 17-18 milyon ilköğretim öğrencisi var. Dünyanın en büyük ülkelerinden biriyiz diyoruz ama bu yetenekleri bulmalıyız. Arkadaşlarımızla ortak bir çalışma yapmayı düşünüyoruz. Rüzgar o gün bizle beraber esebilir iyi bir noktaya gelirsiniz ama ondan sonra işler kötülemeye başlar. Doğrusu bu değil.
Ben doğum günlerini çok seven bir insan değilim, pasta mumlar üflemem. Ama hatırlanmak güzel tabii ki. Ama bu sebeple size 11'i veremeyeceğim.
Kaynak:dobradobraspor.com
65 defa okunmuştur
SON DAKİKA
Net Gündem





