Ana Sayfa
 
 
 
ARŞİV
    Süper Lig
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Dünya Basını
Dünya Basını
14 Ocak 2010 / 10:00
Tüm gazetelerin manşetinde, Haiti'deki deprem var. Gazeteler, Başbakan Jean-Max Bellrive'in, ölü sayısının 100 bin 'i geçebileceği yolundaki açıklamasını öne çıkarıyor. Guardian ise, Haitili bir senatörün 500 bin ölüden söz ettiğini aktarıyor.

Independent, sokakların cesetlerle dolup taştığı, okulların, hastanelerin yıkıldığı Haiti'nin , cehennemi yaşadığını belirtiyor ve Cumhurbaşkanı ile depremzedelerin yardım çağrısında bulunduğunu yazıyor. Gazete, nüfusun dörtte üçünün günde iki dolardan daha az bir parayla geçinmek zorunda olduğu ülkede yoksulların fırınlanmış çamur yediklerine dikkat çekiyor.

“En bahtsız ülke”

Times ise batı yarıkürenin en yoksul ülkesi olan ve hala geçen yılki kasırga felaketinin yaralarını sarmaya çalışan Haiti'yi "En bahtsız " olarak niteliyor.

Financial Times, İsrail ile Türkiye arasındaki diplomatik gerginlikle ilgili haberinde eski İsrail Dışişleri Bakanlığı Genel Müdürü ve Türkiye uzmanı Alon Liel'in görüşlerine yer veriyor. Gazeteye göre, Liel, Meclis'e davet ettiği Türkiye Büyükelçisi Oğuz Çelikkol'u kasıtlı olarak alçak bir kanapeye oturtarak aşağılamaya çalıştığı belirtilen Dışişleri Bakan Yardımcısı Danny Ayalon'un İsrail diplomasisini gülünç duruma düşürdüğünü belirtiyor.

‘İsrail kaybeder’

Financial Times'a göre Alon Liel şunları söylüyor:

"İlişkilerin bozulması halinde İsrail'in kaybedecek daha çok şeyi var. Türkiye'nin bize olduğundan daha çok, bizim Türkiye'ye ihtiyacımız var. Orta Doğu'da tecrit edilmiş durumdayız ve Türkiye önde gelen bir aktör. Onların bölgede sadece bir ülkeyle; İsrail'le sorunu var, bizim ise etrafımızdaki 22 ülkeden 20'siyle."

Amerikan internet devi Google'ın, Çin pazarından çekilmeyi göze alarak, bundan böyle arama sonuçlarını sansür etmeyeceği yolundaki açıklamasıyla ilgili haberler gazetelerde geniş yer bulmuş.

Independent, bazı Çinlilerin, güvenlik görevlilerin yasa dışı demelerine rağmen, Google'un Pekin'deki merkez binasına çiçek bıraktığını aktarıyor. Guardian, uzmanlara atfen, Google'ın Çin'den çekilmeyi göze almasının arkasında, düşük pazar payı ve gelirle, rekabet koşullarının adil olmamasının rol oynamış olabileceğini, şirketin dört yıllık Çin tecrübesinin sonunda taviz vermeye değmeyeceğine karar verdiğini aktarıyor.

"Google Fransa ve İtalya'ya da baş kaldırabilecek mi?"

Globalvoicesonline adlı internet sitesinin kurucularından Rebecca MacKinnon da, Guardian'daki makalesinde "Google Fransa ve İtalya'ya da baş kaldırabilecek mi?" diye soruyor. Yazıda özetle şu görüşlere yer veriliyor:

"Google'ın bu kararı kuşkusuz insan hakları savunucuları tarafından övgüyle karşılanacak. Ama Google'a ifade özgürlüğünü sınırlayacak şekilde baskı uygulayan tek ülke Çin değil. Çoğu demokratik yollarla işbaşına gelen birçok hükümet, internet şirketlerinden vatandaşlarına dadılık yapmasını istiyor. Son yıllarda internete sansür hızla yayıldı. Sansürcü ülkelerin sayısı 10 yıl öncesine kıyasla süratle artarak 40'a yaklaştı. Ama asıl sorun demokrasilerde."

"Örneğin Google'un Çin'e meydan okuma metnini kaleme alan başhukukçusu hakkında, Youtube'da otistik bir çocuğa kötü muameleyi yansıtan videoyu kaldırmakta geç kaldığı için İtalya'da dava açıldı. Fransa'da internet servis sağlayıcılarından fikri mülkiyet haklarının ihlal edilmemesi için kullanıcılarını izlemeleri isteniyor. Bunun için mahkeme kararı istenmiyor. İngiltere'de dijital ekonomi yasasının da benzer düzenlemeler içermesi bekleniyor. Hindistan'da Ekim ayında çıkan bir yasada yerli ve Yahoo, Facebook, YouTube ve Twitter gibi yabancı internet sitelerine kamu düzeni ve ahlakının korunması için sorumluluk yükleniyor."

Yazar, internetin kötü amaçlar için kullanılmasını engellemek için servis sağlayıcılarına bu tür sorumluluklar yüklenmesinin kolaycılık olduğunu savunuyor ve şöyle devam ediyor:

"Eğer demokrasiler, internet çağının sorunlarına ana çözümün servis sağlayıcılarını sorumlu tutmak olduğuna karar verirse, dünyanın başka yerlerindeki baskıcı liderler, özgür dünyanın kendi çizgilerine geldiğini düşünüp rahat bir nefes alacaklar."

'Irak mütalası değiştirildi'

Gazeteler, İngiltere'de Irak'ın işgalini soruşturan komisyonunda dün de çarpıcı açıklamalar yapıldığını yazıyor. Guardian'a göre, Tony Blair'in başbakanlığı döneminde, hükümet sektereri olan Andrew Turnbull, Hukuk İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Peter Henry Goldsmith'in işgalden birkaç gün önce Irak savaşının yasallığı konusundaki mütalasını değiştirdiğini söyledi.

Turnbull, Goldsmith'in Bakanlar Kurulu'na sunduğu görüşle, daha önce Tony Blair'e özel olarak verdiği görüş arasında farklılıklar olduğunu belirtti.

Daily Telegraph da, Başbakanlığın, dün Tony Blair'in 2002'de yani Irak'ın işgalinden bir yıl önce dönemin ABD Başkanı George W. Bush'a yazdığı mektupları yayımlamayı reddettiğini aktarıyor. Blair'in basın danışmanı önceki gün, bu mektuplarda Bush'a harekata destek sözü verildiğini açıklamıştı.

Oy Ver : 1 2 3 4 5   
Net Gündem