Ana Sayfa
 
 
 
ARŞİV
    Süper Lig
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Dünya Basını
Dünya Basını
16 Şubat 2010 / 10:00
Financial Times Yunanistan'ın mali sorunlarıyla ilgili bir haberi manşetten duyuruyor.

Haberin başlığıysa 'Brüksel Atina üzerindeki baskıyı artırıyor' şeklinde.

Gazete, Yunanistan'ın ek önlemlerden bahsedilmesi yerine, uluslararası piyasaları yatıştırmak için kurtarma planının ayrıntılarının açıklanması talebinin, Avrupa Birliği yetkilileri tarafından görmezden gelindiğini yazıyor.

Financial Times, Euro bölgesi maliye bakanlarının, Avrupa Birliği'nin yardım planına açıklık getirmek yerine, Atina'nın verdiği sözleri tutup tutamayacağına odaklandığını belirtiyor.

'Yunanistan'ın kurtarılması felaket olur'

Financial Times için bir makale kaleme alan, Avrupa Merkez Bankası'nın eski yönetim kurulu üyelerinden Otmar Issing de, Yunanistan'ın krizden kurtarılmasının Avrupa için bir felaket olacağı görüşünü savunuyor. Dikkat çeken satırlar şöyle;

'Avrupa para birliği açısından belirliyici bir dönemden geçtiğimiz kesinlikle doğru. Ancak farklı nedenlerle. Yunanistan bazı diğer Avrupa Birliği fonlarından destek almaya devam edecek. Ancak diğer Avrupa Birliği ülkeleri ya da kurumlarından, bir kurtarma planı anlamına gelebilecek doğrudan ya da dolaylı yardım yapılması Avrupa Birliği anlaşmalarına aykırı olur ve Avrupa Para Birliği prensiplerinin altını oyar. Bu tür prensipler taviz verilmesine müsaade etmez. Yunanistan'a yardım edilirse, baraj yıkılmış olacaktır. Kuralları ihlal eden bir ülkenin kurtarılması, diğerlerine yardımın reddedilmesini imkansız hale getirir.'

Guardian'ın, dünya haberleri sayfalarında Rusya'nın en zenginleri listesine yer veriliyor.

Rusya'nın en zenginleri

Rus Finans dergisinin yaptığı listeye göre, ülkenin en zengini 18,8 milyar dolarlık servetiyle çelik işiyle uğraşan ve pek tanınmayan Vladimir Lisin. Listedeki ikinci isimse, 17, 85 milyar dolarla bankacılık ve metal sanayinde yatırımları olan Mikhail Prokorov.

Chelsea'nin sahibi ünlü Rus işadamı Roman Abramoviç ise, 17 milyar dolarlık servetiyle üçüncü sırayı alıyor.

Guardian'ın haberinde Rus dergisinde, Abromoviç'in bu yıl üçüncülüğe düşmesine karşın, Chelsea'nın masraflarını yüz sene daha karşılamasına kadar zengin olduğu şeklinde bir ifadenin yer aldığı kaydediliyor.

Bugün neredeyse tüm İngiliz basınında geniş yer bulan konulardan biri, Irak'ın Basra kentinde 2003 yılında Iraklı resepyonist Baha Musa'nın İngiliz askerlerinin gözetimindeyken ölmesiyle ilgili soruşturma.

'Kötü muamele yasağını unuttum'

Times'ın haberine göre soruşturmada ifade veren İngiliz Albay Jorge Mendonca, Musa'nın ölümünde sorumluluğu kabul ediyor, ancak askerlerinin Iraklı tutsaklara kötü muamelede bulunduğundan haberi olmadığını belirtiyor.

Habere göre, Albay Mendonca askerlerinin çuval geçirme ve tutsakları sıkıntı veren posizyonlarda tutmak gibi yasaklı teknikleri sıklıkla kullandığını bildiğini, ancak bu tekniklerin insani olduğuna inandığını söylüyor.

Ancak Mendonca, bu tekniklerin 1972'de geçen bir kanunla yasaklandığını unuttuğunu savunuyor.

Independent başyazılarından birinde, nükleer programı nedeniyle İran'a karşı daha sert yaptırımlar uygulanması için, Amerikan Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'un Arap ülkelerinde destek arayışını ele alıyor.

'Orta Doğu'ya yeni bakış gerekiyor'

Gazete, yaptırımların İran ordusunun üst düzeyinde sıkıntı yaratabileceğini, ancak hükümetin nükleer program konusundaki tutumunu değiştirmesinin zor olacağını söylüyor ve şöyle devam ediyor;

'İran'ın nükleer programının Arap komşularını korkuttuğu kesin. Ancak bu konuyla Amerika Birleşik Devletleri adına, doğrudan ve açıkça uğraşıp uğraşmayacakları tartışmalı bir nokta. Amerika'nın askeri yardımları artırması sadece yolsuzlukları artıracak ve halkın zaten Batı'nın kölesi olmakla suçlanan rejimlere karşı muhalefetini artıracaktır. Washington'un ihtayacı olan ve Arap dünyasının beklediği şey Orta Doğu'ya yeni bir anlayışla bakılması. Başkan Bush'un eski, Arapları İran'la, Sünnileri Şiilerle karşı karşıya getirme planını canlandırmak bu yeni anlayış değil'

'Taksi Şöförü yeniden'

Independent ünlü yönetmen Martin Scorsese ve oyuncu Robert De Niro'nun efsanevi Taksi şöförü filmini yeniden çekmeyi düşündüğünü yazıyor.

Projede Danimarkalı yönetmen Lars Von Trier'in de yer alabileceği belirtiliyor.

Ancak projenin, 1976 tarihli filmin bir yeniden yapımı mı, yoksa devamı niteliğinde mi olacağının bilinmediği kaydediliyor.

Oy Ver : 1 2 3 4 5   
Net Gündem