




Guardian'ın manşetinde de bu konu var.
İsrail Büyükelçisi'nin Hamas'ın askeri kanat lideri Mahmud El Mabhu'yu öldüren suikastçilerle ilgili 'bilgi paylaşımı' için dışişleri bakanlığına çağrıldığını yazan gazete, bir yetkilinin 'İsraille ilişkiler bundan önce zaten buzdolabındaydı. Şimdiyse derin dondurucuya girdi' sözlerine yer veriyor.
Gazete ayrıca, Hamas'ın güvenlik yetkililerinden Nahro Mesud'un, Mabhu'nun öldürülmesine yardımcı olduğu şüphesiyle Suriye'de sorgulandığını belirtiyor.
Hamas'ın sürgündeki siyasi lideri Halid Meşal'in ise bu iddiayı reddettiği ve rakip El Fetih örgütünün dezenformasyon çabası olarak tanımladığı kaydediliyor.
Ancak Guardian, 'iyi bilgi alan' Filistinli kaynakların, Mesud'un sorgulandığı konusunda ısrar ettiğini belirtiyor.
Guardian başyazılarından birinde de bu konuyu ele alıyor.
'Stratejik fiyasko mu?'
Gazete İsrail gizli servisi 'Mossad'ın operasyonu' diye tanımladığı suikastin, İsrail'de bir taktik başarı olarak görüldüğünü belirtiyor ve şöyle devam ediyor;
'İsrail'de doğru hedefin öldürülmüş olması ve tüm suikast timinin Dubai'den zarar görmeden çıkması nedeniyle bir rahatlama vardı. İsrail suikast politikasını güden tek ülke değil. Amerika Birleşik Devletleri Pakistan'ın Kuzey Veziristan bölgesinde Taliban ve El Kaide'ye karşı insansız uçaklarla aynı politikayı izliyor. Farklı savaş bölgelerinde aynı şeyi yapıp, İsrail'in saldırılarını kınayanlara hemen ikiyüzlülük suçlaması getiriliyor. Ancak suikastler nadiren istenen etkiyi yaratır. Burada amaç Hamas'ın Dubai'de İran'dan silah almasını engellemekse, bu Tahran'ın başka bir yöntemle silah göndermesini engellemeyecek. Hamas komutanının yeri de çabucak doldurulacak. Ancak böyle suikastler, Arap ülkelerinin İsraille ilişkilerini normalleştirme nedenlerini daha da azaltıyor. Pekiş şimdi bu taktik bir başarı mı? Yoksa stratejik bir fiyasko mu?'
Ölüm tuzağı
Independent ise, Hamas üyesi Mahmud El Mabhu'nun İsrailli ajanlar tarafından bir ölüm tuzağına çekildiği iddialarını taşıyor sayfalarına. Gazete güvenlik kaynaklarına dayandırdığı haberinde, El Mabhu'nun seyahat planlarını değiştirdiğini ve bir 'toplantıya' gitmek için korumalarını geride bıraktığını yazıyor. Bu 'toplantı'nınsa Mossad tarafından organize edilmiş olabileceği kaydediliyor. Haberde ayrıca suikastteki şüpheli sayısının ikisi kadın, 18 kişiye yükseldiği bildiriliyor.
El Mabhu'ya boğularak öldürülmeden önce elektrik verildiğini ve işkence yapıldığını yazan Independent, suikastçilerin bu şekilde Hamas liderinden bilgi almaya çalıştığı yönünde spekülasyonlar olduğunu kaydediyor.
Daily Telegraph'taki haberdeyse, Mossad ajanlarının sahte İngiltere pasaportlarını kullandığı doğrulanırsa, İngiltere'nin İsraille istihbarat paylaşımı anlaşmasını iptal etmeyi değerlendireceği söyleniyor.
Merkel bankalara kızgın
Financial Times, Almanya Başbakanı Angela Merkel'in, bütçe açıklarını gizlemesi için Yunan hükümetlerine yardımcı oldukları iddia edilen büyük yatırım bankalarını sert bir şekilde eleştirdiğini belirtiyor.
Haberde Merkel'in, 'Bizi uçuruma sürükleyen bankaların, bir de Yunanistan'ın ekonomik verilerinin tahrif edilmesinde rol oynadığı doğru çıkarsa, bu bir kepazelik olur' şeklindeki sözlerine yer veriliyor.
Financial Times, Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreu'nun, konunun araştırılması için özel bir parlamento komisyonu kurulacağını söylediğini de kaydediyor.
Ancak bu kararın, Sosyalist hükümetle, muhalefetteki muhafazakarlar arasındaki kırılgan siyasi uzlaşıyı bozduğu belirtiliyor.
Independent, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin Paris Match dergisinde yayınlanması beklenen bir kamuyou yoklamasından rahatsızlık duyabileceğini belirtiyor.
De Villepin ankette önde
Haberde, söz konusu ankete katılanların yüzde 57'sinin Sarkozy'nin siyasi rakibi eski Başbakan Dominique de Villepin'i, cumhurbaşkanına tercih ettiği kaydediliyor.
Sarkozy'ye destek oranıysa yüzde 38'de kalıyor.
Sarkozy'ye yakın çeverelerinse, anketi önemsemedikleri ve de Villepin'in partisi ve seçime girecek altyapısı olmadığını söyledikleri kaydediliyor.
Ancak buna karşın, de Villepin'in iki yıl sonraki cumhurbaşkanlığı seçimi için bir tür kampanya başlattığı, hatta Sarkozy'ye çeşitli sataşmalarda bulunduğu belirtiliyor.
Villepin'e ziyaret ettiği bir domuz çiftliğinde bir domuz yavrusu hediye edildiği, bu sırada kalabalıktan birinin, 'Adı Nicolas mı?' sorusuna karşılık De Villepin'in 'Hayır, bak bu çok sevimli' diye cevap verdiği kaydediliyor.
Romanlara duvar
Times, Slovakya'daki Ostravani adlı bir köyde, köy nüfusunun üçte ikisini oluşturan Romanları, daha zengin Roman olmayan komşularından ayrı tutmak için belediyenin 2 metre yüksekliğinde ve 150 metre uzunluğunda bir duvar inşa ettiğini yazıyor.
Belediye yetkililerinin, bazı ev sahiplerinin Romanlar'ın evlerin bahçelerinden meyve çaldığından şikayet ettiklerini, bu yüzden de 13 bin Euro'ya mâl olan duvarın, evleri korumak için gerekli olduğunu söylediği kaydediliyor.
Ancak duvarın bölgedeki Romanları insan hakları eylemcilerini öfkelendirdiği belirtiliyor. Avrupa Roman Hakları Merkezi Örgütünün yetkilisi Stanislav Daniel, 'Ev sahiplerinin kendi duvarlarını inşa etmesi ve masraflarını ödemesine karşı çıkmazdık. Ama bu Slovakya'da bir belediyenin, kamu parasını bir kaç kişinin özel mülkünü korumak için kullandığı ilk vaka' diyor.






