Ana Sayfa
 
 
 
ARŞİV
    Süper Lig
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Dünya Basını
Dünya Basını
23 Şubat 2010 / 10:00
Gazetelerin birinci sayfalarına egemen olan iki konu var bugün.

Gazetelerin birinci sayfalarına egemen olan iki konu var bugün. İlki, geçen haftadan beri devam eden Başbakan Gordon Brown'un yanında çalışanlara sert ve kötü davrandığı iddialarıyla ilgili tartışmalar. İkincisi ise İngiliz hava yolu şirketi British Airways'in uçuş personelinin grev oylamasına büyük çoğunlukla evet demiş olması.

Başbakanın kişiliğiyle ilgili tartışmayı Independent ve Times manşete çekiyorlar.

Times gazetesi, memurlar arasında yapılan bir araştırmaya göre Başbakanlık'da çalışanların yarıdan çoğunun fikrini söylemeye çekindiğini ve üçte birinin işinden ayrılmak istediğini yazıyor. Ve başyazısında, "Gordon Brown muhtemelen kendini kaybedip etrafına bağırıp çağıran ilk politikacı değil, ama asıl önemli olan başbakanlığın insanları sindirmenin meşru sayıldığı bir ortam olduğu konusundaki kuşkular" diyor.

Independent ise, sadece başbakanlık değil tüm bir kamu sektöründe çalışma ortamına dikkat çekiyor. Gazete tarafından aktarılan ve geçen yıl 340 bin memurun katıldığı kapsamlı bir ankete göre, tam otuzbin memur, işyerinde kötü muamele ve tacizle karşılaştığını beyan etmiş.

Independent buna karşılık başyazısında başbakana yönelik eleştirilerin abartıldığını huysuzlukla, etrafında çalışanları sindirme ve tehdidin aynı şey olmadığını yazıyor.

Gazete, "kuşkusuz" diyor " seçmen oyunu kullanırken Brown'un kişiliğini dikkate almalı ama kullanacağı oyun aynı zamanda, İngiltere'nin karşı karşıya bulunduğu ciddi politik sorunlarla ilgili bir tercih de olacağını unutmamalı".

Koalisyon ihtimali

Hükümetteki İşçi Partisi'ne daha yakın Guardian gazetesi ise bugün Brown'la ilgili tartışmaları artık iç sayfalara itip, muhalefetteki Muhafazakar Parti'ye kamuoyu desteğinin, Mayıs ayında yapılacak genel seçim yaklaşırken azaldığına işaret eden bir kamuoyu yoklamasını manşete çıkarmış.

Guardian, ICM şirketine yaptırdığı son yoklamaya göre Muhafazakar Parti'ye verilen desteğin bir ay öncesine göre yüzde üç kayıpla, neredeyse son iki yılın en düşük düzeyine indiğini ve İşçi Partisi ile arasındaki farkın yüzde yediye kadar düştüğünü yazıyor.

Haberde buna karşılık İşçi Partisi'ne destekte de bir artış olmadığına dikkat çekilerek, Mayıs seçiminde sandıktan koalisyon çıkabileceğine ve güçlenen üçüncü parti Liberal Demokratların koalisyonun anahtarını elinde tutabileceğine işaret edilmiş.

Grev baskısı

Gazetelerin birinci sayfalarında öne çıkan diğer bir ortak haber ise, İngiliz hava yolu şirketi British Airways uçuş personelinin, yapılan grev oylamasına çoğunlukla "evet" yanıtını vermesi.

Daily Telegraph haberi, "On günlük British Airways grevi yolda" başlığıyla duyuruyor. Financial Times gazetesi ise Alman hava yolu şirketi Lufthansa pilotlarının dün başlattığı ve sonra askıya aldığı greve de atıfla, "Grev tehdidi hava yollarını sıkıştırıyor" başlığını kullanmış.

Financial Times, buna karşılık British Airway uçuş personelini temsil eden Unite sendikasının bu grev oylamasını, greve gitmekten çok, belirsizlik yaratarak bir pazarlık kozu olarak kullanma eğiliminde olduğu yorumlarına yer vermiş.

İşbirliğine hayır

Dubai'de bir Hamas liderine yönelik suikaste karışanların gerçek kişilere ait sahte İngiliz pasaportları kullanmasının yarattığı sorular ve diplomatik gerilime ilişkin son gelişmeler gazetelerin çoğunun dış haberler sayfalarına yansımış.

Independent, dün Brüksel'de İngiltere Dışişleri Bakanı David Miliband'ın sorularına hedef olan İsrail Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman'ın, yapılacak soruşturmada işbirliği teklifini açıkça reddettiğini yazıyor.

Habere göre İsrailli bakan bir kez daha gizli istihbarat servisi Mossad'ın bu olayda parmağı olduğuna ilişkin hiç bir kanıt bulunmadığını söylemiş.

'Kriz tırmanacak'

Türkiye'de hükümete karşı darbe hazırlığına katıldıkları iddiasıyla çok sayıda eski generalin gözaltına alındığı operasyona ilişkin haberler, gazetelerin çoğunda duyuruluyor.

Financial Times, "bu operasyon muhtemelen kökleri siyasi islama dayanan iktidardaki AKP ile, ordu ve yargı içinde ona karşı olan geleneksel laik kesim arasındaki gerginliği iyice tırmandıracak" diyor.

Guardian'ın haberinde görüşü aktarılan Türk Ordusu konusunda uzman Gareth Jenkins de operasyonun büyük bir krize yol açabileceğini söylüyor ve şöyle devam ediyor. "Şimdi savcıların bu gözaltıları tutuklamaya çevirmek için dört günleri var. Eğer bu gerçekleşirse, ordu katiyyen sessiz kalmayacaktır." Jenkins, gelişmeleri "iki otoriter güç arasındaki iktidar mücadelesi" diye yorumluyor.

Daily Telegraph gelişmeleri aktardıktan sonra, "Türkiye'de ordu 1960'dan bu yana dört hükümet devirdi ama Avrupa Birliği üyelik süreci ordunun seçilmiş politikacılara müdahele olanağını iyice kısıtladı" diyor.

Türkiye'deki son siyasi gelişmelere tam sayfa ayıran Times gazetesinin muhabiri Suna Erdem, haberin yanısıra bir de yorum yazmış.

Erdem, Ergenekon davası ve orduya yönelik operasyonları Türkiye'de istikrarı bozmak isteyen İslamcılar ve onların naif liberal destekçilerinin kurnaz oyunları diye eleştirenlerin daha geniş resmi görmeyi reddettiklerini yazıyor ve sözlerini şöyle sürdürüyor:

"Hiç kimse ordunun darbe merakını inkar edemez ve insanlar bazı suçlara da karışan bir 'derin devlet'in varolduğuna hep inandılar. Ama Türkiye'nin acemice ve aceleyle de olsa darbe planlayıcılarının peşine düşme arzusu, nihayet bu işi halletme ve geçmişin izlerini de silme kararlılığına işaret ediyor. Bir yorumcunun söylediği gibi, artık bu süreci durdurabilecek tek şey var. O da bir darbe!"

Oy Ver : 1 2 3 4 5   
Net Gündem