Ana Sayfa
 
 
 
ARŞİV
    Süper Lig
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Dünya Basını
Dünya Basını
25 Şubat 2010 / 10:00
İngiltere'de Mayıs ayında yapılacak seçimler öncesinde kamuoyu yoklamalarında önde görünen ana muhalefet Muhafazakar Parti'nin ekonomi politikaları bir çok gazetede haber ve yorumlara konu oluyor.

Ekonomi sözcüsü George Osbourne'un Londra'daki önemli bir konferansta yaptığı konuşmayla partinin, biran önce borç yükünün azaltılmasına öncelik vererek, kamu harcamalarını kısma planı bir kez daha tartışma gündeminde.

Times gazetesi Muhafazakar Parti Ekonomi sözcüsünün önceliklerinin doğru olduğunu savunuyor başyazısında.

"Seçim öncesi pek popüler bir slogan olmayabilir ama çok doğru bir tespit" diyor Times.

Buna karşılık, kamu harcamalarını kısmak için vaktin erken olduğunu, ekonominin henüz küresel krizin etkilerini atlatıp sağlıklı bir canlanma sürecine giremediğini savunan İşçi Partisi hükümeti, dün Uluslararası Para Fonu IMF'den de destek bulmuştu.

Times buna cevaben de, "Evet" diyor, "harcamaları vaktinden önce kısmanın riskleri var ama hükümetin yapısal hale gelen, yani krizle bağlantılı olmayan bütçe açığı sorununu tamamen gözardı etmesi de kaygı verici doğrusu".

Muhafazakarların iktidara gelince önceliği kamu harcamalarını kısmaya verme planı Times'da destek bulmuş, ama kendilerine en yakın gazete olan Daily Telegraph'da bu konuda farklı haber ve yorumlar var.

Resesyon uyarısı

Telegraph'ın iş ekinde, önde gelen uluslararası mali şirketlerden UBS'in en üst düzeyde iki iktisatçısının, Muhafazakarların kamu harcamalarını kısmada aceleci davranması halinde ekonominin yeniden resesyona düşeceği ve bir sterlin krizi yaşanabileceği yolundaki uyarıları öne çıkıyor.

Habere göre iktisatçılar George Magnus ve Mansour Mohiuddin, ekonominin henüz bir kemer sıkma programına dayanacak güçte olmadığını savunuyorlar.

'Sınıf savaşına hazırlanmalıyız'

Gerçi Telegraph başyazısında Muhafazakar ekonomi sözcüsünü cesaretinden dolayı kutluyor ama aynı sayfada yer alan Edmund Conway imzalı bir makalede Muhafazakarların sunduğu ekonomi politikanın, karşı karşıya bulunulan sosyal tabloyu, ekonomik eşitsizlik ve adaletsizlikleri hesaba katmadığı kaydediliyor.

Conway, "Yoksullar bugün mutlak olarak bakıldığında eski gibi yoksul değiller. Yiyecekleri, başlarını sokabilecekleri bir yerleri hatta uydu televizyonları bile var, ama zenginlerle aralarındaki uçurumun boyutları eskisine göre çok daha büyük" diyor ve eşitsizliğin toplumsal dokuyu parçalayabileceğini yazıyor.

Yazısına "sınıf savaşına hazırlanmalıyız" başlığını atan Telegraph yazarı, "Muhafazakarların artık serbest piyasa sistemi içinde sosyal adaleti sağlayacak reformlara kafa yormaya başlamasının zamanı" demiş. "Yoksa iş yine sola kalacak, onlar da tek çarenin zenginleri daha çok vergilendirmek olduğunu söyleyip işin içinden çıkacaklar".

Yunanistan'da yeni önlem beklentisi

Financial Times, birinci sayfasında, dün onbinlerce kişinin "krizin yükünü bırakın zenginler ödesin" sloganlarıyla genel greve gittiği ve sokaklara döküldüğü Yunanistan'daki gelişmeleri öne çıkarmış bugün.

Gazete bütçe açığını azaltmak amacıyla Yorgos Papandreu liderliğindeki hükümetin aldığı kemer sıkma önlemlerini, dar gelirliye vurduğunu söyleyerek öfkeyle karşılayan göstericilerin bir günlük grevle yaşamı neredeyse tamamen felce uğrattıklarını yazıyor.

Ama bütün bunlar olurken IMF ve Avrupa Merkez Bankası heyetleriyle görüşen hükümetin, kemerleri daha da sıkacak yeni önlemler açıklamaya hazırlandığını da duyuruyor.

Financial Times iç sayfalarında da gözlerden kaçan bir başka ekonomiye dikkat çekerek, Euro bölgesinin en büyük ekonomisi Almanya'da da açıklanan son rakamlara göre bütçe açığının yüzde 3,3 ile tahminlerin yüzde bir üzerinde çıktığını bunun bir çok avrupa ülkesinden iyi olmakla birlikte, Euro bölgesi için belirlenen bütçe açığı sınırını aştığını bildiriyor.

Guardian gazetesinin dış haberler sayfasındaki küçük bir haber Avrupa'da ekonomisi son krizde en büyük darbe alan ülke İzlanda'ya ilişkin. Haberde Avrupa Komisyonunun İzlanda ile üyelik müzakerelerinin başlamasını resmen onayladığını, şimdi kararın üye ülkeler hükümetlerine kaldığını duyuruyor. Habere göre İzlanda'nın 28. ya da 29. Avrupa Birliği üyesi olmaya doğru ilk adımını atıp atamayacağı konusundaki kararın gelecek ay yapılacak liderler zirvesinde belli olması bekleniyor.

Afganistan'da meşruiyet

Afganistan'daki hava saldırılarında ölen onlarca sivilin yarattığı tartışma devam ederken, Times, manşetinde, Kabil muhabirinin özel bir haberini aktarıyor. Times muhabiri Jerome Starkey, yaptığı araştırmayla, Afganistan'da NATO güçlerinin yaptığı gece baskınlarından birinde "yanlışlıkla" aynı aileden 8 oğlan çocuğunun öldürüldüğünü ortaya çıkarmış.

Aralık ayında Pakistan sınırına yakın bir dağlık bölgede meydana geldiği aktarılan olayda hata yapıldığını NATO'nun da kabul ettiği kaydediliyor.

Times, başyazısında "Sivillerin öldürülmesi Afganistan'da yürütülen savaşın meşruiyetinin sorgulanmasına yol açıyor" diyor ve şöyle devam ediyor. "Her bir sivil öldüğünde Taleban propaganda savaşında bir zafer daha kazanıyor. Biz Afganistan'da yürütülen savaşı hala destekliyoruz. Ama düşmanı yenilgiye uğratabilmek için onlardan daha iyi olduğumuzu göstermemiz gerekiyor".

Ordu ne yapacak?

Türkiye'deki Balyoz planı iddialarıyla ilgili operasyonda dün yedi üst düzey muvazaf ve emekli subayın tutuklanması Independent gazetesinde aktarılıyor.

AKP hakkında yeni bir kapatma davası açılacağı söylentilerinin de aktarıldığı haberde 1960'lardan bu yana dört hükümetin devrildiği Türkiye'de yeni bir darbenin uzak bir ihtimal gibi göründüğü ancak ordunun bundan sonra nasıl bir adım atabileceği konusunda bir gerginlik ve kaygı yaşandığı kaydediliyor.

Oy Ver : 1 2 3 4 5   
Net Gündem