




İngiltere'nin kamu yayıncısı BBC'nin gelecek açıklamaya hazırlandığı, büyük kesintiler içeren planının ayrıntılarını sızdıran Times, bunun anahatlarını şöyle özetliyor:
"BBC iki radyo istasyonunu ve internet haber sitelerinin yarısını kapatacak ve Amerika'dan program almaya ayırdığı dev bütçede büyük kesintiye gidecek"
Times, BBC Genel Müdürü Mark Thompson'un, yıllık tutarı 3 milyar 600 milyon sterlin olan televizyon ruhsat gelirlerinden beslenen kurumun, fazla genişlediğini, artık rakiplerine biraz alan tanıması gerektiğini kabul edeceğini yazıyor.
Gazete, BBC yönetiminin bu adımını, kurumun ciddi bir küçülmeye gitmesi gerektiğini düşünen ana muhalefet Muhafazakar Parti'ye gönderilen mesaj olarak yorumluyor.
Kendi kendine küçülme planı yaparak, yaklaşan genel seçimle iktidara gelmesi ihtimaline karşı, Muhafazakar Parti'ye, "İşte gördünüz, dışardan müdaheleye gerek yok, biz kendimizi değiştirebiliyoruz" denmiş olacak.
Muhafazakar Parti'nin bu planlardan tatmin olup olmayacağı bilinmez ama Times gazetesi pek memnun görünmüyor.
Times başyazısında, BBC'nin hazırladığı önerilerin hedefinin belirsiz olduğunu, zaten dinlenmeyen bazı radyo istasyonlarını ve kimsenin tıklamadığı internet sitelerini kapatmak yerine, kurumun, pop müzik, gençlik programları, internet haberciliğini rakiplerine bırakıp, halkın kendisinden beklediği şahane eğlence programları ve orijinal televizyon dizilerine ve sıkı haberciliğe yönelmesi gerektiğini yazıyor.
Eşzamanlı bir BBC eleştirisi de muhafazakar eğilimli Daily Telegraph'ın başyazısında. O da BBC'nin, neredeyse "emperyal bir yayılmacılık" güttüğü görüşünde.
Goldman Sachs mercek altında
Ekonomi dünyasından haberler bugünkü gazetelerde önemli yer tutuyor.
Financial Times, Yunanistan'ın hesaplarında oynama yapılarak dış borç yükünün olduğundan küçük gösterilmesi konusunda Amerikan Merkez Bankasının bir soruşturma başlattığını ve Amerikan bankacılık şirketi Goldman Sachs'ın bu olayda nasıl bir rol oynadığının masaya yatırılacağını duyuruyor manşetinde.
İkramiye öfkesi
Independent, birinci sayfasını, küresel mali kriz sırasında kamu fonlarıyla kurtarılan İngiliz bankalarından Royal Bank of Scotland'ın, üçbuçuk milyar sterlinden fazla zarar etmesine rağmen yöneticilerine bir buçuk milyar sterline yakın ikramiye ödemeye hazırlandığına ayırmış.
Manşet: "Yüz milyoner daha yaratacaklar. Hem de sizin cebinizden çıkan paralarla".
Guardian'ın ekonomi sayfaları ise İngiltere ekonomisinin gidişi hakkındaki uyarıları öne çıkarıyor. Sterlinin dünkü düşüşü ardından gazete, yatırımların da düştüğünü ve önde gelen yatırımcıların bir iki hafta içinde sterlinde büyük bir çöküş olabileceğini söylediklerini aktarmış.
Balyoz krizi
Türkiye'de Balyoz planı olarak adlandırılan darbe hazırlığı iddialarıyla ilgili soruşturmanın belirlediği siyasi gündem, bugün de İngiliz gazeteleri tarafından izleniyor.
Financial Times, Çankaya köşkünde dün Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Genel Kurmay Başkanı'nı biraraya getiren zirveyi, "Ankara gerginliği yatıştırmaya çalışıyor" diye yorumlamış.
Fakat, haberde, zirveden sonra yapılan muğlak açıklamaların piyasaları yatıştıramadığını ve İstanbul hisse senetleri borsasında endeksin yüzde ikibuçuk düşüş gösterdiğini hatırlatıyor.
Görüşü alınan Global Source adlı mali danışmanlık şirketinin bir yetkilisi, yapılan açıklamayı "ordu ile AKP'nin anlaşamadıkları konusunda anlaştıkları şeklinde yorumladık" diyor ve son krizin yatırımcılara Türkiye'de siyasi istikrarın sarsılabileceğini hatırlattığını söylüyor.
Yine görüşlerine başvurulan uluslararası mali kuruluşlar Barclays Capital ve Eurasia Group'un uzmanları da, Türkiye'de kısa vadede laik kesimle AKP arasında bir uzlaşma şansının azaldığını, uzlaşmaya niyetli olmanın yeterli olmadığı bir noktaya gelinmiş olabileceğini söylüyorlar.
Guardian gazetesinin Türkiye ile ilgili haberi de Financial Times'dakiyle aynı noktaya odaklanmış. AKP hükümetiyle ordu arasındaki gerginliğin iş çevreleri ve yatırımcıları kaygılandırdığı kaydedilen haberde, dünkü Çankaya zirvesinden sonra Orgeneral Başbuğ'un rahatsız ve kaygılı göründüğünü yazıyor.
'Erdoğan da rahatsız'
Gelişmeler bugün yayımlanan haftalık Economist dergisi'nde de "Yeni gözaltılar hükümetle ordu arasındaki mücedeleyi kızıştırdı" başlıklı bir makalede ele alınıyor.
Economist, "Türkiye'nin müdaheleci generalleri onlarca yıl çevrelerinde saygı ve korku uyandırmıştır" diyor ve devam ediyor: "Ama bugünlerde onlarca muvazaf ve emekli subay AKP hükümetini devirmeye çalıştıkları iddialarıyla gözaltına alınır ve tutuklanırken olsa olsa acıma hatta öfke uyandırıyorlar."
Dünkü Çankaya zirvesi ve gözaltındaki üç eski komutanın serbest bırakılmaları öncesinde kaleme alınan makalede, Genel Kurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'un aslında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile uzlaşmaya yatkın olduğu izlenimini verdiğini yazan Economist, buna karşılık son operasyonun boyutlarının bu konudaki umutları yerle bir edebileceğini kaydediyor.
Economist, Başbakan Erdoğan'ın da aslında son gözaltılardan muhtemelen pek memnun olmadığını yazıyor.
Bunun nedenini ise, "Güçlü tarikatlarla bağları olan fazlasıyla gayretli bazı savcı ve emniyet yetkililerinin, Erdoğan'ın uzlaşmacı eğilimlerinden rahatsız oldukları söyleniyor" diyerek açıklamış.
Economist herşeye rağmen "Türkiye'de bir darbe olasılığı, yüzdeye vurulursa, sıfıra yakın" diyor ve Türkiye'nin artık 1980'lerdekinden çok daha farklı bir yer olduğunu, "Orgeneral İlker Başbuğ gibi soğukkanlı komutanların" seçimle işbaşına gelmiş bir hükümeti devirmenin, halk nazarında ordunun itibarını yerle bir edeceğini bildiklerini yazıyor.
Yargının farklı kurumları arasında son haftalarda yaşanan güç çekişmesini de hatırlatan Economist, bütün bu yaşananlardan şu sonucu çıkarıyor: "1980 darbesi ardından dayatılan anayasayı artık yeni bir anayasayla değiştirmenin zamanının geldiği tezi giderek daha güç kazanıyor."






