Ana Sayfa
 
 
 
ARŞİV
    Süper Lig
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Dünya Basını
Dünya Basını
02 Mart 2010 / 10:00
"Balyoz Darbe Planı" soruşturmasındaki gelişmeleri aktaran Daily Telegraph, 2003'te İstanbul'daki İngiltere Başkonsolosluğu, HSBC Genel Müdürlüğü ve sinagoglara yönelik saldırıları gündeme getiriyor.

"Balyoz Darbe Planı" soruşturmasındaki gelişmeleri aktaran Daily Telegraph, 2003'te İstanbul'daki İngiltere Başkonsolosluğu, HSBC Genel Müdürlüğü ve sinagoglara yönelik saldırıları gündeme getiriyor ve 3 emekli orgeneralin bu saldırıların planmasında yer almakla suçlandığını yazıyor.

Haberde şu satırlara yer veriliyor:

"Söz konusu isimlerin bu saldırıları, hükümeti istikrarsızlaştırma ve darbeye zemin hazırlama umuduyla El Kaide ile işbirliği halinde gerçekleştirdiği iddia ediliyor. Savcılar eski hava ve deniz kuvvetleri komutanları ile eski 1. Ordu komutanının İngiltere Başkonsolosluğu, HSBC Genel Müdürlüğü ve sinagoglara yönelik saldırılarla bağlantılı olduğundan şüpheleniyor."

"O dönem saldırının sorumluluğunu El Kaide ile bağlantılı bir grup üstlenmiş olsa da, bu grubun Türkiye gibi güvenlik birimlerinin son derece güçlü olduğu bir ülkede bomba imal etmek için gerekli malzemeleri nasıl bulduğu ve güvenlik kontrollerine yakalanmamayı nasıl başardığı soru işareti olarak kaldı."

"Soruşturmayı yürüten savcılar bombalı saldırıların, 8 ay önce Türkiye'yi istikrarsızlaştırmak ve darbeye zemin hazırlamak için üst düzey komutanlar tarafından hazırlanan 'Balyoz Harekat Planı'nın bir parçası olduğunu iddia ediyor."

Daily Telegraph bu satırların ardından konuyla ilgili olarak görüşlerine başvurulan İngiltere Dışişleri Bakanlığı'nın açıklamasına da yer veriyor. Haberde Dışişleri Bakanlığı'ndan bir sözcünün, saldırılarla ilgili soruşturmanın bu iddialar neticesinde yeniden açılması gibi bir talepleri olmadığını söylediği aktarılıyor.

Sterlinin kötü günü

İngiltere basınında en çok yankı uyandıran gelişmelerden biri sterlinin dün aşırı değer kaybetmesi. Guardian sterlinin dolar karşısında son 9 ayın en düşük seviyesine gerilemesine ilişkin olarak şu bilgileri aktarıyor:

"İngiltere'nin savaş sonrası dönemde yaşadığı en ciddi resesyonu tam olarak atlatamadığı yönündeki kaygılar son haftalarda sterlini zaten savunmasız bırakmıştı. Ancak dünkü sert düşüş, hafta sonu yayınlanan bir anketten kaynaklandı."

"Ankete göre genel seçime yaklaşık iki ay kala, İşçi Partisi yarışı önde götüren Muhafazakarlar ile arasındaki oy farkını iki puana kadar indirmişti."

"Son birkaç haftaya kadar, mali piyasaların beklentisi baharda iktidara geleceği tahmin edilen Muhafazakarların, bütçe açığını kapatmak üzere acilen harekete geçeceği yönündeydi. Muhafazakarlar da, bu yıl gayri safi yurtiçi hasılanın yüzde 12'sine ulaşması beklenen açığı kapatmak amacıyla, seçimin ardından 50 gün içerisinde bir acil durum bütçesi hazırlayacaklarını açıklamışlardı. İşçi Partisi ise kamu harcamalarını böyle birden bire kesmenin, zaten kırılgan olan ekonomik iyileşmeye darbe vuracağı inancında."

"İki parti arasındaki oy farkının azalması, ikisinin de parlamentoda mutlak çoğunluğu elde edemeyeceğini gösteriyor. Bu da yatırımcıda, yeni hükümetin bütçe açığını kapatma işini rafa kaldıracağı kaygısını yaratarak sterlinin düşmesine neden oluyor."

Çin'in İsrail ile İran arasında zor tercihi

Batılı ülkeler son günlerde Tahran'a yönelik yeni ve daha sert yaptırımlar için diplomatik çabalarını hızlandırmış durumda. İkna çabasının hedefinde de, İran ile ticari bağları nedeniyle yaptırımlara çok da sıcak bakmayan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi daimi üyeleri Rusya ve Çin var.

Financial Times, Çin'i ikna etme çabalarına, İran'ın nükleer silah sahibi olmasından en çok korkan ülke olan İsrail'in de katıldığını duyuruyor haberinde. Geçen hafta bir grup İsrailli yetkilinin Pekin'de temaslarda bulunduğunu aktaran gazete Çin-İsrail ilişkisine dair şu satırlara yer veriyor:

"Çin'in İran konusundaki pozisyonu, bu ülkede giderek genişlemekte olan enerji alanındaki çıkarları ile on yıllardır dış politikasının temellerinden birini oluşturan, Amerika Birleşik Devletleri ile sorunsuz bir ilişki yürütme arzusu arasında bir tercih yapmak olarak açıklanır genelde."

"Ancak Çin'in artık Orta Doğu'daki çıkarlarının giderek genişleyen ağını da hesaba katması gerekiyor ve bu hesap, yaptırımlara bakışını etkileyebilir. Hatta şimdiden dış politika yönetiminin bir kanadı, İran ile fazla yakınlaşmanın Pekin'in Orta Doğu'daki çıkarlarına zarar vereceği inancında."

"Çin'in bu bölgedeki çıkarları denince, aslında İsrail de bunun bir parçası. Pekin uluslararası platformlarda Filistin yanlısı bir tutum izlese ve İsrail'in nükleer silah sahibi olmasını eleştirse de, son yıllarda iki ülke alışılmadık bir şekilde yakınlaştı. İsrail'in Çin'in silah alımlarında anahtar konuma sahip olması bu yakınlaşmanın en önemli sebeplerinden."

Tiryaki Başkan

Times Amerikan Başkanı Barack Obama'nın, bundan 4 yıl önce eşine verdiği "Başkanlığa aday olursam sigarayı bırakacağım" sözünü hatırlatıyor ve "Başkan oldu ama hala bırakamadı" diyor.

Obama'nın Başkan olduktan sonra hiç sigarayla görüntülenmediğini belirten gazete, ancak son olarak girdiği sağlık kontrolünün raporunda yer alan, "Sigarayı bırakma çabalarına devam edin" cümlesinin altını çiziyor.

Oy Ver : 1 2 3 4 5   
Net Gündem