Ana Sayfa
 
 
 
ARŞİV
    Süper Lig
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Dünya Basını
Dünya Basını
10 Mart 2010 / 10:00
Yunanistan'daki mali krizden sonra gündeme gelen, Avrupa Birliği içinde IMF benzeri bir kurum oluşturulması önerisiyle ilgili yorumlar bugün de gazetelerdeki ağırlığını koruyor.

Independent'ın ekonomi editörü Sean O'Grady, "Avrupa Para Fonu başarılı olur mu?" sorusuna şu yanıtı veriyor:

"Neden olmasın. Avrupa Para Fonu, IMF'nin işlevini görür, meselenin aile içinde halledilmesini sağlar. Bunun önemli bir siyasi boyutu var: Amerika Birleşik Devletleri dışarıda tutulur ve Avrupa Birliği'ne karışması engellenir. Yunanistan ya da başka bir ülkenin Anglosakson anlayışın Truva atı olması fikrine dayanamayan Fransızlar bundan özellikle kaygılı."

'EMF işe yaramayacak'

"Öte yandan Almanya'nın ağırlığında olacak olan Avrupa Para Fonu, İkinci Dünya Savaşı'na ilişkin tazminat tartışmalarını yeniden alevlendirebilir. Şimdiden Almanya'da, Yunanistan'ın bütçe açığını kapaması için yerleşimin olmadığı bazı adalarını satması öneriliyor. Almanya'da resmi kanatta önemli bir kesim Yunanistan'da mali disiplinin sağlanmasında IMF'nin tarafsız bir güç olacağına inanıyor. En olası sonuç, ikisini birleştiren bir çözüm olması; IMF yardımı ve Avrupa Birliği desteği. Avrupa Para Fonu'nun kurulması aylar alacak. Bu süre içinde euro krizinin bir şekilde çözülmesi lazım. Avrupa Para Fonu ise, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin istediği gibi bir ekonomi yönetimine dönüşebilir."

Aynı gazetenin başyazısında ise Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreu'nun ülkesindeki ekonomik krizi daha da ağırlaştırdığını öne sürdüğü spekülatörlere karşı mücadelede Amerika Birleşik Devletleri'nden yardım istemesi eleştiriliyor.

'Sorun spekülatörler değil'

Yazıda, euro bölgesindeki yapısal sorunlara odaklanılması gerektiği belirtilerek, spekülatörleri suçlamanın, çözümü ötelemekten başka işe yaramayacağı belirtiliyor.

Guardian ise başyazısında şöyle diyor:

"Bankacılık krizinde euro en büyük sınavını verdi ve başarısız oldu. Bunu bir İngiliz gazetesi değil, Yunanistan'ı kastederek 'Yaptırımlarımız yeterince iyi değildi' diyen Almanya Başbakanı Angela Merkel söylüyor. Avrupa Para Fonu, ortak para biriminin arkasında durur ve üye ülkelerden biri dara düşünce devreye girebilir. Böyle bir kurum olsaydı, Atina'ya fon desteği sağlanır, spekülatif baskı bir ölçüde azaltılırdı. Aynı işi Washington merkezli Uluslararası Para Fonu IMF de yapabilir ama bu Avrupa'nın gururunu incitir. Fakat daha gerçekçi bakmak gerekirse, Avrupa Para Fonu - ki kurulması Lizbon anlaşmasının tüm üyeler tarafından yeniden müzakere edilmesini gerektirebilir - muhtemelen işe yaramayacak. Büyük olasılıkla bu kurum borçlanma limitlerini aşan hükümetleri uyarmakla yetinecek."

"Alman seçmenlerin de zaten böyle bir kuruma para aktarması kolay değil. Merkel'in şu noktada uyarılması gerekiyor: Avrupa Para Fonu, çözülmelerin başladığı euro bölgesindeki bağların güçlenmesine katkıda bulunmayacak. Eğer 16 üyeli bu kulüp büyüyecekse, ciddi kurumları ve düzenleme mekanizmaları olmalı. Üye hükümetlerin de bu birliğin içinde olduklarını kabul etmeleri gerekir."

Polonya: IMF Avrupa'yı yanlış yönlendirdi

Financial Times'a mülakat veren Polonya Maliye Bakanı Jacek Rostowski, Avrupa'da borçlanmanın kontrolden çıkmasını, IMF'nin tavsiyelerine bağlıyor. Polonyalı Bakan, IMF'nin geçen yıl Avrupa hükümetlerine borçlanma ve harcama tavsiyesinde bulunduğunu anımsatarak "Birçok Avrupa ülkesi hata yaptı. Hem otomatik istikrar mekanizmaları hem de ilave genişlemeci önlemlere başvuruldu. Biz ise otomatik istikrar mekanizmalarının bir noktaya kadar çalışmasına izin verdik. Daha sonra ise telafi edici önlemlere başvurduk" diyor.

Financial Times bu haberinde Polonya'nın geçen yıl ekonomisi büyüyen tek Avrupa Birliği üyesi olduğuna dikkat çekiyor. Polonya ekonomisi yüzde 1,7 oranında büyümüştü.

Karzai'ye 'Taliban'la görüş' çağrısı

Guardian, İngiltere hükümetinin bugün Afganistan Cumhurbaşkanı Hamid Karzai'ye Taliban'la görüşme çağrısına bulunacağını yazıyor.

Gazeteye göre, İngiltere Dışişleri Bakanı David Miliband, ABD'de dünyanın önde gelen üniversitelerinden MIT'de yapacağı konuşmada, ciddi planlama ve somut önerilerle desteklenmemesi halinde, Karzai'nin bu ay sonunda düzenlemeyi planladığı aşiretler meclisi toplantısının başarısızlıkla sonuçlanabileceği endişesini dile getirecek.

Guardian'a göre, İngiliz yetkililer, siyasette rol üstlenmeleri karşılığında El Kaide ile bağlarını koparıp silah bırakmalarını öçgören bir çözümü müzakere etmeye hazır önemli sayıda Taliban lideri olduğuna inanıyor. David Miliband'in konuşmasında, Afganların öncülük etmesini istediği bu sürecin uluslararası toplum tarafından desteklenmesi gerektiğini vurgulayacak.

'Kadınların tarihi zaferi'

Independent Hindistan'da parlamentonun ve tüm eyalet meclislerindeki milletvekilliklerinin üçte birinin kadınlara ayrılmasına ilişkin yasa önerisinin kabul edilmesini kadınlar için tarihi bir zafer olarak niteliyor. Gazete, kadın örgütlerinin bu yasa için 14 yıldır mücadele verdiklerine dikkat çekiyor.

Gazeteye göre, dünyada kadınların parlamentoda temsilinde başı Ruanda çekiyor. Ruanda'da kadın milletvekillerinin oranı yüzde 56. Ruanda'yı İsveç, Güney Afrika, Küba ve İzlanda takip ediyor. Hindistan bu listede, yüzde 10,8'le 92'nci sırada bulunuyordu.

Oy Ver : 1 2 3 4 5   
Net Gündem