Ana Sayfa
 
 
 
ARŞİV
    Süper Lig
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Dünya Basını
Dünya Basını
17 Mart 2010 / 10:00
Financial Times gazetesi Amerika Birleşik Devletleri ile İsrail arasındaki gerginlikle ilgili yaptığı bir değerlendirmede, Obama yönetiminin İsrail karşısında sağlam durması gerektiğini savunuyor.

İsrailli siyasetçilerin, Amerikan desteğini garanti gibi görme eğiliminde olduklarını yazan gazeteye göre, İsrail Başbakanı Netanyahu'nun Amerikan Başkan Yardımcısı Joe Biden'ın ziyareti sırasında bir Yahudi yerleşim yerinde 1600 yeni konuta onay vererek Beyaz Saray'a hakaret ettiği sırada, zaten Amerikan askeri stratejistleri İsrail'le ittifaklarını sorguluyorlardı.

"FT: Obama İsrail'e karşı sert olmalı"

Gazetenin başyazısından öne çıkan bazı satırlar şöyle:

"Yerleşim yeri inşası yalnızca yerel bir provokasyon olmanın ötesindedir. Sürdürülebilir bir iki devletli çözüm İsrail'in toprak vermesini gerektirdiği için, yerleşim yeri inşaatları barış olasılığını daha da uzak hale getiriyor. İsrail'in sistematik ve hukuksuz bir şekilde işgal ettiği toprakları sömürgeleştirmesi, başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin devleti ihtimalini ulaşılamaz kılıyor."

Financial Times'ın aksine, Times gazetesi ise, İsrail'in Amerika Birleşik Devletleri için vazgeçilmez bir müttefik olduğunu yazıyor.

"Netanyahu alternatifleri tüketti"

Times değerlendirmesinde şu noktaları vurguluyor:

Büyük İsrailli devlet adamı Abba Eban, "Tarih bize, kişilerin ve ulusların tüm diğer alternatiflerini kaybettikleri zaman bilgece davranabildiklerini gösteriyor." demişti. Yürüttüğü diplomasiye bakarsak, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'nun bilgeliğin eşiğinde olduğunu söyleyebiliriz."

Netanyahu'nun duyarsızlığı ve kibiriyle tüm diğer alternatifleri tükettiğini savunan Times, İsrail başbakanının olağandışı bir şekilde, İsrail'in sorun gibi görünmesini sağladığını da belirtiyor.

Gazete, Amerika Birleşik Devletleri'nin Orta Doğu'daki kuvvetlerinin komutanı General David Petraeus tarafından bir araya getirilen bir grup uzman, İsrail'in inatçılığının Amerikan askerlerinin yaşamını tehlikeye attığı görüşünde olduğunu da duyuruyor.

Times gazetesinin değerlendirmesinin sonunda ise Amerikan yönetiminin tüm bu olup bitenlere rağmen İsrail'in stratejik önemini gözden kaçırmaması gerektiğini savunuyor. Gazeteye göre bunun nedeni ise İsrail'in İran'ın nükleer programı ve Suriye'nin Hizbullah ve Hamas'a verdiği destek karşısında zor fakat güvenilir bir müttefik olması.

"ABD'nin tepkisi orantısız hale gelebilir"

Daily Telegraph gazetesi ise Amerikan İsrail gerilimi sonucunda Başkan Barack Obama'nın özel temsilcisi Senatör George Mitchell'ın İsrail gezisini belirsiz bir zamana ertelemesini değerlendiriyor.

Daily Telegraph'a göre, barış görüşmelerini yeniden başlatmak isteyen Obama yönetiminin bu tavrını anlamak güç.

Mitchell'ın gezisinin iptalinin, İsrail ve ABD arasındaki yarığın açılmakta olduğunun ciddi bir göstergesi olduğunu savunan gazete, Amerikan Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'ın Netanyahu'ya kriz çözülene kadar hiçbir üst düzey İsrailli yetkilinin ABD'ye gitmesini istemediğini söylediğini de yazıyor.

Daily Telegraph, Amerikan yönetiminin İsrail'e verdiği tepkinin orantısız bir düzeye çıkma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu da savunuyor.

"İngiliz askerlerinin nezaretinde ölen Iraklı tutuklular"

Independent gazetesi, İngiliz askerlerinin Irak'ın işgalinden sonra bu ülkede kontrol ettikleri cezaevlerinde yedi Iraklı tutuklunun öldüğünü ortaya koyan araştırmayı sayfalarına taşımış.

Gazete, raporun ardından İngiliz askeri yetkililerin askerlere, cezaevleri de dâhil olmak üzere görev yaptıkları yerlerde Cenevre Savaş Sözleşmesi altındaki sorumluluklarını aktardığını yazıyor.

Independent'ın konuyla ilgili olarak konuştuğu Yarbay Nicholas Mercer İngiliz ordusunda cezaevindeki kişilerin haklarını korumak ve standartlarını yükseltmek isteyen yetkililerin, yönetimin direnciyle karşılaştığını söylüyor.

Yarbay Mercer, gözaltına alınan kişilerin başına çuval geçirip, rahatsız pozisyonlarda durmaya zorlamanın da yasalara aykırı olduğu görüşünde.

British Airways'de siyaseti zorlayan grev

Guardian gazetesi yazarı Simon Jenkins İngiltere gündeminin en önemli maddelerinden British Airways grevi ile ilgili bir makale kaleme almış. Jenkins'in yazısından öne çıkan satırlar şöyle:

"Tüm grevler siyasi olsa da bazıları diğerlerinden daha siyasi anlamlara sahiptir. Bu hafta sonu yapılacak olan British Airways grevi de şimdiden endüstriyel öneminin çok ötesinde bir anlam ifade eder hale gelmiş durumda. Ulusal çıkarlar ya da kamu parası tehlikede değil. Yüzde 80'i tatil için yapılan uçuşların devamını sağlamak için piyasada British Airways'in pek çok rakibi var. Gazete haberlerine başlık olan ise, grevi düzenleyen Unite sendikasının iktidardaki İşçi Partisi'ne milyonlarca dolar bağışta bulunuyor olması."

Grevin uzun süren bir çekişmenin sonucu olduğunu söyleyen Tisdall, güçlü bir lobi mekanizmasına sahip olan British Airways yönetiminin hükümet tarafından desteklenmektense durdurulması gerektiğini yazıyor.

Oy Ver : 1 2 3 4 5   
Net Gündem