Ana Sayfa
 
 
 
ARŞİV
    Süper Lig
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Dünya Basını
Dünya Basını
18 Mart 2010 / 10:00
Daily Telegraph ve Times gazeteleri, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Londra ziyareti sırasında BBC Türkçe'ye verdiği mülakatta değinmiş.

Daily Telegraph ve Times gazeteleri, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Londra ziyareti sırasında BBC Türkçe'ye verdiği mülakatta gerekirse Türkiye'deki 100 bin Ermeni göçmeni sınır dışı edebilecekleri şeklindeki sözlerini haber ve yorum sayfalarına taşımış.

Sınır dışı etmelerin modern Avrupa tarihinde güçlü bir sembol olduğunu yazan Times, Başbakan Erdoğan'ın bu sözleri, Amerikan Kongresi'nin bir komisyonunda ve İsviçre Paramentosu'ndan geçen ve bağlayıcılığı olmayan tasarılar nedeniyle söylediğini belirtiyor.

1915 olaylarının niteliğiyle ilgili tartışmaya da yer veren Times, Tarihsel gerçeklerin önemli olduğunu ve modern Türkiye'nin hükümetinin buna direnmesinin olağandışı olduğunu savunuyor.

Bugün hayatta olan kimse geçmişteki barbarlıklardan sorumlu değil, diye yazan Times, olayların çoktan tarihe karışmış bir emperyal güç tarafından gerçekleştirildiğini belirtiyor.

Gazete değerlendirmesinde şu satırlara da yer veriyor:

"Egemen devletlerin vatandaş olmayan kişilerin girişlerini ne şekilde sınırlayacağını belirleme hakkını çok az kişi tartışma konusu yapar. Fakat bu kişiler bir felaketten kaçıp sığınacak yer arayan göçmenler. Bu kişiler arasında evleri ve geçim kaynakları 1988 yılındaki Ermenistan depreminde yıkılanlar da var."

"Tasarılar Türkiye'yi hayal kırıklığına uğrattı"

Daily Telegraph ise haberi "Türkiye 100 bin Ermeni'yi sınır dışı etmekle tehdit etti" başlığıyla veriyor.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun, Türkiye'deki Ermeni göçmenlerin sınır dışı edilmelerinin gündemde olmadığını söylediğini aktaran gazete, Amerikan Kongresi'ni ve İsveç Parlamentosu'nu 1915 yılı olaylarını "soykırım" olarak niteleyen tasarıları kabul etmeye ikna eden iyi örgütlenmiş uluslararası kampanyanın Ermenistan'la ilişkileri normalleştirmek isteyen Türkiye'yi hayal kırıklığına uğrattığını da yazıyor.

Daily Telegraph gazetesi, Ermeni göçmenlerin sınır dışı edilebileceği ifadesinin Ermenistan'da tepki yarattığını ve Ermeni milletvekili Hrayr Karapetyan'ın Erdoğan'ın sözlerini "şantaj" olarak nitelediğini de aktarıyor.

Pakistan'ın kayıpları

Independent gazetesi yazarı Robert Fisk, Pakistan'daki kayıplarla ilgili yazdığı yazıda, 11 Eylül 2001'den bu yana Pakistan'da çoğu evlerinden ya da sokakta yürürken kaçırılan 8 bin Pakistan vatandaşının kaybedildiğini belirtiyor. Yalnızca Lahore kentinde kaybedilen kişilerle ilgili olduğu düşünülen 120 işkence evinin olduğunu yazan Fisk "Apartmanların zemin katındaki bu evlerden gelen bağırma seslerinin yakınlarda yaşayan kişiler tarafından duyulduğu oluyor." diyor.

Fisk'in yazısından bazı bölümler şöyle:

"8 bin kayıptan birinin eşiyle görüştüm. Ravalpindi'nin askeri tesislerin bulunduğu bölgesinde yaşayan Amina Janjua'nın, eşinin başına nelerin geldiğini araştırdığı sırada, bazı görgü tanıklarından, kocasının evinin çok yakınlarındaki bir askeri tesisin hücresinde tutulduğunu öğreniyor.

"Pakistan'ın kayıplarının askeri kışlalarla sorgu odaları arasında bir yerlerden geçtiklerine işaret eden deliller var. Pakistan İnsan Haklarını Savunma Derneği'nin kurucularından olan Amina, gözaltına alınıp da serbest bırakılan bazı kişilerin işkenceye uğradıklarını söylediklerini ve gözaltında bulundukları sırada, işkencecilerini insan olarak görmekte zorlandıklarını aktarıyor."

"Sendikalara saldırı demokrasiye saldırıdır"

Guardian yazarı Seumas Milne, İngiltere gündeminin önemli maddelerinden, yaklaşan British Airways grevi ve siyasetçiler ile medyanın greve karşı tutumuyla ilgili bir yazı kaleme almış. "Sendikalara saldırmak demokrasinin kendisine saldırmaktır" başlıklı makaleden öne çıkan satırlar şöyle:

"British Airways çalışanlarına kara çalma ve Unite sendikasını siyasetteki yabancı bir güç gibi şeytanileştirme, en temel temsil hakkını tanımamaktır. Daily Mail gazetesi sendikanın "kızıl baronları"ndan söz ediyor. Sun gazetesinde 1milyon 600 bin üyesi olan Unite sendikasını, sendikal hareketin "terörist kanadı" olarak tasvir ediliyor.

Fakat, yeni İşçi Partisi'nin iktidarındaki günlük yaşama azıcık dikkatle bakan biri, siyaseti yönlendirenin sendikacılar değil, bankacılar ve işadamları olduğunu görür. Üstelik hepimiz için vahim sonuçları olan bir yönlendirme bu."

"Sendikaların iktidardaki İşçi Partisi'ne yaptıkları bağışlarla, emlak kredi şirketlerinin ve casino işletmecilerinin muhafazakârların seçim kampanyasına yaptığı bağışları birbirine eşmiş gibi göstermek tümüyle saçmalık. Sendikalar elitlerin yönetim kademesinde oluşturduğu zinciri kırmanın ve siyasette temsil hakkını genişletmenin vazgeçilmez bir aracıdır."

Financial Times gazetesinde aynı konuyla ilgili olarak yer alan bir değerlendirmede ise, greve gitmeye hazırlanan sendikanın dostu başbakanı dinlemesi gerektiğini savunuyor.

Gazeteye göre, British Airways yönetimi greve çıkmaya hazırlanan çalışanlar karşısında sert bir tutum takınmakta haklı. Unite sendikası bu savaşı kazanamayacak. Sendikanın elindeki tek şans ise direnerek karşı tarafa zarar vermek.

Oy Ver : 1 2 3 4 5   
Net Gündem