




Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, emekli aylıklarının iyileştirilmesine yönelik çalışmanın neticelenmek üzere olduğunu bildirdi.
Dinçer, Sosyal Güvenlik Kurumu Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, emekli aylıklarına yönelik çalışmanın geldiği aşama hakkında bilgi verdi.
Bakan Dinçer, ''Emekli aylıklarının iyileştirilmesine yönelik çalışma neticelenmek üzeredir'' dedi.
BAŞKANLAR GENEL KURULA KATILMADI
Aralarında Türk-İş, Hak-İş, DİSK, Türkiye Kamu-Sen ve KESK'in bulunduğu konfederasyonlar ile bazı meslek örgütlerinin genel başkanları ''protesto'' amacıyla SGK Genel Kurulu'na katılmadı.
Konfederasyon başkanlarınca, genel kurula katılmama gerekçesi olarak ''Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Dinçer'in İŞKUR'un Genel Kurulu'nda yaptığı konuşma'' ve ''SGK Genel Kurulu'nda sosyal tarafların konuşmalarının 5 dakika ile sınırlandırılması'' gösterildi.
Bu arada Genel Kurul'da temsil edilen bazı konfederasyon ve meslek örgütlerinin genel başkanları da çeşitli gerekçelerle genel kurulda yer almadı.
Bakan Dinçer, genel kurulda konuşma yapmak üzere kürsüye çıktığında Türkiye Kamu-Sen delegeleri salonu terk etti.
Genel Kurul salonunun dışında açıklama yapan Türkiye Kamu-Sen Genel Teşkilatlanma Sekreteri Fahrettin Yokuş, Bakan Dinçer'in 10 Kasımda İstanbul'da düzenlenen bir panelde ''Türkiye'de memurların yüzde 36'sının vasıfsız olduğunu, yüzde 11'inin hiç bir iş üretmediğini, bu durumun domuz gribinden daha tehlikeli olduğunu'' söylediğini ifade etti.
BAKAN DİNÇER: FARK ETMEDİM
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, Sosyal Güvenlik Kurumu Genel Kurulu'nda konuşması öncesinde bazı katılımcıların salonu terk etmesiyle ilgili, ''Ben ayrılış fark etmedim. Bugün cumaydı onun için olabilir mi acaba?'' dedi.
Bakan Dinçer'in Sosyal Güvenlik Kurumu Genel Kurulu'nda salona hitap etmek için kürsüye çıktığı sırada Türkiye Kamu-Sen üyesi delegeler salonu terk etti.
Dinçer, konuşmasının ardından Genel Kurula ara verilmesi sonrasında basın mensuplarının bu konudaki soruları üzerine, ''Ben ayrılış fark etmedim. Bugün cumaydı onun için olabilir mi acaba?'' yanıtını verdi.
ÇATIŞMA BAKANLIĞI DEĞİL, ÇALIŞMA BAKANLIĞI
Çalışma Bakanı Dinçer, bakanlığının adının ''çatışma bakanlığı'' değil, ''çalışma bakanlığı'' olduğunu belirterek, ''Konfederasyon yöneticilerimizin beni hayatta en çok karşı olduğum şeyle, çatışma kültürüyle itham etmeleri açıkça söyleyeyim ki çok ama çok haksızlık olmuştur'' dedi.
Bakan Dinçer, SGK Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, sosyal güvenlik ve genel sağlık alanında yapılan reformlarla dün hayal edilemeyenlerin bugün gerçekleşmeye başladığını söyledi.
İşçiler, kendi nam ve hesabına çalışanlar ve memurlar arasındaki sağlık sigortası bakımından tüm farklılıkların kaldırıldığını vurgulayan Dinçer, bugün kimsenin özellikle de yoksulların, prim borcu olanların hastane kapısından çevrilmediğini, hastanede rehin alınmadığını belirtti.
Gelinen noktanın yeterli olduğunu iddia etmediklerini dile getiren Dinçer, ''Biz bu alanda yapmamız gereken çok iş olduğunu farkındayız. Bizden beklenen adımları kararlılıkla atacak bir vizyona sahip olmanın verdiği inançla daha iyi günlere doğru sizlerle birlikte yürüyeceğiz. Bu ülkenin bütün vatandaşlarına daha hızlı, daha adil, daha kaliteli, daha ekonomik hizmet vermek için ne gerekiyorsa yapacağız'' dedi.
Bakan Dinçer, ''Burada hemen belirtmeliyim ki hükümetimiz var olan açıklar nedeniyle sosyal devlet ilkesini uygulamaktan herhangi bir şekilde taviz vermeyecektir. Yapısal sorunlarla mücadelemiz devam ederken sistemde restorasyon çalışmalarımız da devam edecektir. Bu çerçevede hem harcamalarımızı kontrol altına almak hem de gelirlerimizi artırmak için yoğun çaba sarf ediyoruz'' diye konuştu.
ECZACILARIN EYLEMİ
Bakan Dinçer, eczacıların bugün yaptıkları kepenk kapatma eylemi konusunda da ilaç konusunda yaptıkları düzenlemeler içerisinde eczanelere yönelik doğrudan herhangi bir karar ve uygulamanın söz konusu olmadığını vurgulayarak, ''Ancak eczaneler fiyatlarının düşmesi nedeniyle stoklarındaki ilaçlardan doğacak zararları ve karlarında meydana gelecek düşüşleri gerekçe göstererek vatandaşlarımızı mağdur edecek bir eylem gerçekleştiriyorlar. Yaptıkları eylemi kamuoyunun takdirine, vatandaşlarımızın hakemliğine bırakıyoruz'' dedi.
DOSTLARIMA SİTEM
Bakan Dinçer, konuşmasının son bölümünde genel kurulda yer almayan konfederasyon başkanlarına yönelik olarak şöyle konuştu:
''Dostlarıma bir sitem iletmek istiyorum. Açık alanda dostlara sitem olmaz demeyin çünkü bu bir zaruret oldu.
Bakınız, Türkiye İş Kurumu'nun 5. Genel Kurulu'nda konuşma yaptım. Bütün içtenliğimle çalışma hayatının tüm tarafları adına yaptığım öz eleştiri, o salondan ayrıldıktan sonra dört değerli sendika yöneticilerimizce 'çatışma kültürünün ifadesi' olarak yorumlanmış.
Çok hayret ettim, üzüldüm. Çünkü bu alanı, çalışma hayatını hiç bir zaman hiyerarşik, otoriter bir iktidar alanı olarak görmedim, hiç bir zaman da görmeyeceğim. Unutulmuş olmalı, hatırlatmakta yarar var: Bu bakanlığın adı 'çatışma bakanlığı' değil, 'çalışma bakanlığı'dır.
Herkesi, hepimizi yenilenmeye çağırmak hiçbir zaman kimseyi vizyonsuzlukla itham etmek anlamına gelmeyeceği gibi oradaki sözlerimden böyle bir çıkarımda bulunulabileceğine hiç mi hiç ihtimal vermezdim, kaldı ki orada bilmediğim, tanımadığım bir topluluğa hitap etmedim. Çatışma kültürüne ne kadar karşı olduğumuzu üçlü diyalog toplantılarında defalarca birbirimizin gözünün içine baka baka konuştuğumuz konfederasyon yöneticilerimizin beni hayatta en çok karşı olduğum şeyle, çatışma kültürüyle itham etmeleri açıkça söyleyeyim ki çok ama çok haksızlık olmuştur. Ne ben kimseye haksızlık etmek isterim, ne de kimsenin bana haksızlık etmesini isterim.
Şimdi yeniden tekrarlıyorum, yeni bir vizyona ihtiyacımız var. Kamu idaresi olarak, Çalışma Bakanlığı olarak, işçi ve işveren sendikaları olarak eski yaklaşım tarzlarını, geleneksel davranışları her birimiz bir birey olarak gözden geçirip eleştirebiliriz,, ama yeni vizyonun içini hep birlikte doldurabiliriz, doldurmalıyız.''
TÜRKİYE NÜFUSU ÇOK HIZLI YAŞLANACAK
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de genel kurulda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin genç nüfusuna rağmen sosyal güvenlik sisteminin muazzam açıklar verdiğini belirterek, "Bu kadar genç nüfusa sahip bir ülkede bırakın açığı, muazzam fazla olması lazım" dedi.
Türkiye nüfusunun çok genç olduğunu ve ortalama yaşının yaklaşık 28 civarında bulunduğunu ifade eden Şimşek, şunları kaydetti:
"Şu anda bizim 65 yaş üstü nüfusun toplam nüfusa oranı sadece yüzde 6,8 civarında. 2037 yılında yüzde 14'e varacak. Amerika'da bu oranın yüzde 7'den yüzde 14'e varması, yanlış hatırlamıyorsam 75 yıl almıştır. Şu anda Türkiye'de bir demokratik fırsat penceresi varsa da önümüzdeki 25-30 yıllık süreçte Türkiye nüfusu çok hızlı yaşlanacak. Bu genç nüfusa rağmen sosyal güvenlik sistemi muazzam açıklar veriyor. Bu açıkların sebeplerini çok iyi biliyoruz ama 2010'da 58 milyar lira bütçeden transfer yapacağız. Aslında bu kadar genç nüfusa sahip bir ülkede bırakın açığı, muazzam fazla olması lazım."






