Net Habercilik’de yayınlanan her türlü haber ve yazı kaynak belirtilmeden kullanılamaz.
Copyright © 2007-2012 Net Habercilik. Yazılım & Teknik Destek: CM Bilişim





Erdoğan: İspat Etmezseniz Şerefsizsiniz
05 Eylül 2010 / 17:45
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kazlıçeşme'de partisince düzenlenen mitingde konuştu.
Çok enteresan ya dürüst ol, dürüst. Bu sizin ilk yalanınız değil. Bunları çok yaptınız. Sizin gelip milletende bizden de özür dilemeniz lazım. Ama bu bir cibilliyet meselesi. Sen kalkacaksın benim kadınımı rahibe'ye benzeteceksin. 12 Eylül'de bunlara sandıklarda en güzel cevabı vereceğiz. Mesele bu. Aynı şeyi 411 olayında yaşadık. 411'de MHP ile el ele verdik. Birlikte inan. Özgürlüğü için bu Anayasa değişikliğini yaptık mı? Ana Muhalefet lider diyor ki başörtüyü biz hallederiz. Bunlar Anayasa Mahkemesine götürdü mü? Anayasa Mahkemesi bunların değişine göre karar vermedi mi? Sayın Kılıçdaroğlu bunun altında senin imzan yok muydu? Dürüst ol, dürüst.
Sevgili kardeşlerim şuanda biz bir Anayasa değişikliği yapıyoruz. Bunlardan hiç böyle bir şey duydunuz mu? Şuanda 11 üyesi olan mahkeme var. AB baktığımızda Mahkemelerin tamamını federal seçiyor yahut hükümet. Bizde böyle bir şey yok. Değerli kardeşlerim şuanda HSYK kürsü hâkimleri seçim yapacak. 10 tane oraya kendileri en az 15 yıllık Hâkim savcılardan üye seçecekler. Bunlar bunu bile haz edemiyorlar. Çünkü eskiden bunların arka bahçesi idi. Şimdi ise milletin ön bahçesi oldu. Artık üstünlerin hukukuna değil, hukukun üstünlüğüne gidiyoruz. Çünkü ileri demokrasi bu. Özgürlükler bu. Yoksa aksi takdirde hep çetelerle uğraştık. Ayağımızdaki prangaları kırmak ile uğraştık. Artık bunlarla uğraşmak istiyoruz, biz milletimize yönetmek için değil, milletimize hizmet etmeğe geldik. Aydınlık bir Türkiye'ye 'Evet’im? Sevdamız millet kararımız Evet, sevdamız millet oyumuz Evet, sevdamız millet tercihimiz 'Evet'...
Artık bir haftamız kaldı. "Biz gücümüzü Hak'tan ve halktan alıyoruz." İnsanı yaşat ki devlet yaşasın. Bursa’nın temelinde bu var. Edirne’nin temelinde bu var. Süleymaniye’nin, Sultan Ahmet'in, Topkapı’nın vs mayasında bu anlayış var. Bizim sevgi medeniyetimizin tarihimizin kökeninde bu zihniyet var. İnsanı yaşatacaksın ki devlet yaşasın. Ama bizde ne oldu? 27 Mayıs 1960 bir darbe yaptılar. Seçimle gelmiş Başbakanı Merhum Adnan Menderesi Seçimle gelmiş bakanları Hasan Polat kanı idam ettiler. Siyasetin üzerine çektiler. Milli iradeyi bozmak istediler. Yaptıkları darbe millete vurdu. Hakka, hukuka darbe vurdular. Milletin demokrasi yürüyüşünü engelleyemediler. 12 Eylül de tekrar yaptılar. 28 Şubat'ta tekrar milli iradeyi küçümsediler. Siyasetin üzerine karabasan gibi çöktüler. İnsanı değil, devleti merkez aldılar.
Şimdi çeteler var mı? Bunların karşısında tehditlere karşı dimdik durduk. Böyle devam ettik. Böyle devam edeceğiz. Ama bak şimdi bir şeyler duyuyoruz. İmralı ile görüşenler var. Bütün bunlar ne için yapılıyor? 12 Eylül’de 'Evet'i engelleyelim. Sakın ha sandığa gitmesinler. Ama Diyarbakır coştu. Diyarbakır 'Evet' dedi. AK Parti hiç bir etnik unsurun iktidarı değildir. AK Parti Türkiye'de 73 milyonun iktidarıdır. Türküde, kürdü de, arnavudu da, arabı da, gürcüsü de, romanı da, boşnakı da benim kardeşim, hepsi benim kardeşim. Para puldan dolayı değil, onların hepsi gelip geçici. Başbakan olsa ne yazar. Cumhurbaşkanı niyetine demeyecekler musalla'da, er kişi niyetine diyecekler. Ben boydan biraz daha farklı nazar istiyorum. Öyle kime neyin afrasın tafrasını yapıyoruz. Gurur, kibir bunların hiç birisi bir yere taşımıyor. Bunu başarmamız lazım. Değerli kardeşlerim siz 3 Kasımda yanlış gidişlere dur dediniz. Sözde kararda milletin dediniz. 8 yıldır başınızı öne eğmediniz. 8 yıldır hukukun üstünlüğü diyoruz. Hak diyoruz Adalet diyoruz. Sizden aldığımız hayır duaları ile yola devam ediyoruz. Emanetinizi canımız gibi muhafaza ettik. 8 Yıl boyunca 73 milyon vatandaşımın yaşam tarzı bizim emniyetimizin altında oldu. Diyarbakırlı kardeşimizin de hukuku bizim güvencemiz altında, İzmirlinin de... Bizim ilkelerimizde farklı bakma anlayışı yok. Çünkü biz etnik milliyetçiliğe hayır dedik, bölgesel ve dinsel milliyetçiliğe hayır dedik. Kuzey neyse güneyde aynı, batı neyse doğuda aynı. Modern bir hale getirmek istiyoruz bu toprakları. Bu gururu 73 milyon hep beraber yaşayalım istiyoruz. Fatihteki tercihlerine de saygı duyuyoruz. Bize adalar oy vermedi diye hizmet vermemezlik yapmayız. Artık denizin altından biz buraya suyu taşıdık. Doğalgazı götürdük. Bunları AK Parti iktidar değildir diye yapmadık. Orada benim vatandaşım var diye yaptık. O topraklar bizimdir, öyle ise oraya gidecek. Adalardaki kardeşlerimiz var diye gittik oralara. Burada aleviler yaşıyor diye gitmemezlik yapmadık. Tunceli'ye üniversiteyi kim götürdü biz götürdük... Şuandan devletin yatırımlarında ön sıralarda yer alan bir Tunceli var. Çünkü bizim için alevlik Sünnilik ayrımı yapmadık. Bir yerde insan mı var oraya götüreceğiz.
Bakın değerli kardeşlerim muhalefet diyor ki AK Parti kendi Anayasasını yapıyor. İnanıyor musunuz 'Hayır'... AK Parti neden kendi Anayasasını yapsın ya. CHP daha kapağı açmadan yok dedi, MHP sadece kahve içmeye gelirsiniz dedi. Bunlar devlet ciddiyetinin ne olduğunu bilmezler. Sulu şaka yapmayı severler. Buradan gittiğiniz zaman bunlar anlatmanız lazım. Duyanlar duymayanlara, bilenler bilmeyenlere anlatmalı. Sayın Toptan yazı yazdı, buna CHP buraya üye vermeyiz dedi. Biz parlamentonun %65'ine sahibiz. Buna rağmen biz iki üye vereceğiz 99 üyesi vardı CHP 2 üye verecek 60 olan ve BDP iki üye vereceklerdi, düşünebiliyor musunuz olaya böyle davrandık. Ve tekrar kaçtılar. Bunların uzlaşma dilinde, bunların derdi üzüm yemek değil bağcıyı dövmek. Bu bağcı kusura bakmayın, dayak atamazlar. Bu bağcıya ancak ve ancak millet dayak atar. Bakın şimdi duydum Muhalefet diyor ki; bu kadar parayı nerden buluyorlar diyor. Sevgili kardeşlerim ben CHP ve MHP'ye şunları söylüyorum, Ey CHP, ey MHP, hazineden aldığımız paralar ile mi bunları yapıyoruz? Ama sen nerelerde harcıyorsun bilemem, ama biz burada harcıyoruz. Şimdi diyor ki devletin arabası ile geziyor. Evet, bu zaman kadar böyle idi, ama neden bu yasanın verdiği duruma göre yapıyorum. Devletin imkânlarını kullanıyorlar diyorlar.
Şimdi biz IMF ile imza imzalamadık. Onlar borçlandı biz ödüyoruz. Şuanda 6,6 milyar dolara indi. Bunlar milliyetçi değil mi? Söylüyorum rahatsız oluyorlar, sende olsa olsa ancak kafatası milliyetçisi olur. Bu vatanı sevmek ve vatana hizmettir. Sizden aldığımız iktidar CHP MHP DSP ANAP'tı. Bu kasa'da milli bankamızda 26,5 milyar dolar var. Şimdi ise 75 milyar dolar var. Farkımız bu. Halep orada ise arşın Kazlı çeşme’de. Nemalanlar diye bir olay var. 13,5 Katrilyon borçlular dediler. Yıllardır borçlanmışlar memurumuz. Sağdan soldan işçinin memurun maaşından kesmeye başladılar. Sendikalar ile oturduk masaya bunu ödüyoruz dedik. Bunu biz ödedik biz ödedik. Ah benim işçi kardeşim bu paraları sana ödeyen iktidara bu iktidar beğenmesekte beğenmesekte bunu bu ödedi be dersin herhalde. Konut edindirme yardımında 2,5 katrilyon, makbuzu olan var olmayan var biz ödüyoruz ve şuanda paranın tamamını nerdeyse ödedik. Ama bunları saptırmaya çalışıyorlar. Artık dünya'da itibarı olan bir Türkiye var. Şuanda büyüme hızımız 2010 itibarı ile ilk çeyreği ile %11,7 yani dünyada 4'yüz, Avrupa'da birinciyiz. Nasıl yaptınız bu işi diyorlar. Değerli kardeşlerim bakınız, bitmedi, 100 liranın 74'ü borç idi. Devletin borçlanma faizi %64 idi. Şimdi ise % 7lik bir oran var. Yani o aradaki fark benim Ayşe kardeşimin cebinde kaldı Hatice, Fatma, Kübra, Ahmet’in Mehmet’in Hüseyin'in cebinde kaldı... Enflasyon canavarı naber, %30idi şimdi ise %8. Aradaki fark vatandaşımın cebinde. Buralara kolay gelmedik. Çetelerin önünde durduk organizatörlerin önünde durduk. Yol vermedik. Kimseyi uyutamazsınız. Gençler bir şey söyleyeceğim sizlere, hani diyorlar ya yok şöyle yok böyle, biz bazı gerçekleri yaşadık Danıştay Türkiye'nin 22 milyar doları var Telekom'a 25 milyar dolar özelleştirme teklifi bunu yapsak borç tamam, Danıştay durdurdu, artık bunu yapamazsın. Şuanda İETT garajında yapmasıdır. Kim ödüyor şimdi bunu İBB ödüyor. Bu büyük fatura İBB'nin başına kara leke gibi düştü. Biz her şey Türkiye için diyemezsek nerede biz sizlerle birleşeceğiz yahu. Biz kendimiz için değil değerli kardeşlerim kendimiz için değil herkes için adalet diyoruz.
Az önce Yutubono ziyaretime geldi, ya dedi sen neden girdin içeriye, bundan bundan dolayı, kahkayı bastı. Çünkü doğal normal bir şey değildi. Buraları gezdik, gezdirdiler, ama iyi oldu özgürlüğü anladık gördük. Bunlar muhtar bile olamaz diyorlardı. Neye rağmen millete rağmen diyorlardı. Millet onları affetmedi. Onların muhtar bile olamaz diyeni geldi bu ülkenin başına Başbakan yaptılar. Bende yalvarıyorum milletime ne partili olursan ol, bak bu bir parti oylaması değil. 12 Eylül'de gidip bir partiye oy vermeyeceksiniz. Orada bir 'Evet' bir 'Hayır' var. Bu bir Tayyip Erdoğan projesi değil. Bak burada bizimle beraber hareket eden bir Saadet Partisi var. Bizimle beraber hareket eden BBP partisi var. Aynı şekilde bağımsız Kürt aydınlar var, ülkücüler var. AK Partili oldukları için değil, özgülük için hukukun özgürlüğü için. HAK-İŞ sendikası var MEMUR-SEN var. Burada memurlara toplu görüşmeden toplu sözleşmeye geçiş var. Aynı şekilde emekli memur kardeşimde. Kadın haklarının özgürlükleri ve Anayasal teminata alınıyor. Çünkü çocukların istismarının önüne geçiliyor. Özürlülülerin hakları Anayasa teminat altına alınıyor. Bakınız kamu denetçiliği getiriyoruz, İdareyi şikâyet etmede artık bir merci var. Az önce söylediğim gerek Anayasa Mahkemesi gerek HSYK buralardaki değişiklik milletin ön bahçesi olmayı getiriyor. İnşallah bunlarla beraber yeni bir sayfa açıyoruz. Bu millet de aynı rotada ilerlersin istiyoruz. Aynı ufka baksın aynı vizyonu taşısın istiyoruz. Kaymak tabaka milletin önünde engel olmasın istiyoruz.
Şimdi burada bir şeyi sizle tartışmam lazım. 28 Şubat'ta kim dut yemiş bülbüle döndü. "CHP" 27 Mayıs bildirisini altına bildirimizi atarız dedi CHP. Yargıyı nasıl siyasallaştırdığını biliyorsunuz. Sayın Moğoltay dedi de CHP'den almayacağız da ülkücülerden SHP'lerden mi alacağız refah'dan mı alacağız dediler. 12 Eylül'de hayır çıkması için İmralı yargıçlara kendi içlerinden pek söz etmiyorlar. Sen Ana Muhalefet Partisisin sen Silivri’de Avukat İstanbul’da demokrat olamazsın. Şimdi kendisine diyorum ki Anayasa Mahkemesini Ana Muhalefet Mahkemesi yaptınız. Nasıl olacakta darbe tanklarının önünde duracaksın, bunlara mayın kurarken bunları yapamazsın. Bizler bu yollara çok farklı yürüdük. 8 Yılda’da çok farklı şeyler kazandık. Ben CHP'li kardeşime diyorum ki bu tutarsızlıkları siz görmeyin. Bakın ben sizlere az önce Avcılar Belediyesinin kızlarımızı kadınımızı nasıl rahibeye benzettiğini söyledim. Hangi matbaa'ya verdikleri ve bastırdıkları belli. Benim MHP'li kardeşime de söylüyorum. Tavan başka, taban inanıyorum ki başka. Bu özgürlük mücadelesinde bedel ödeyen insanlar olarak gelin sizlerde 12 Eylül'de 'Evet' diyin diyorum. Çünkü sevgili kardeşlerim hiç bir zaman bir araya gelemeyen gelebilecekleri düşünülemeyen, burada kim var CHP var, kim var MHP var, kim var BDP var, kim var TKP var, Kim var YARSAV var, kim var İP var, kim var "411 el kaos'a kalktı diyen medya var" bunlar böyledir işte her şey ortada. Biz diyoruz ki bunu parti hesaplaşmasına dönüştürmeyin. Ama şimdi biz Anayasa ile ilgili bir paketi oyluyoruz. Partilere ders vermek isteyenler hesaplaşma yapmak isteyenler 2011 seçimlerini beklesin. 10 Ay var. Türkiye'nin geleceğini politik hesaplarla karartmayalım. 12 Eylül hak oylaması tekrar ediyorum bir güven oylaması değildir. Şunu da söylem AK Parti şu kadar oy aldı, Evet şu kadar oy aldı AK Parti oylaması oldu demeyeceğiz. Asla bundan bunu duymayacaksınız. Kimseden bunu duymayacaksınız. Kesinlikle duymayacaksınız. Bunu yaşamamız ve yaşatmamız lazım. Eğer 12 Eylül'de bir hesaplaşma olacaksa, darbeci zihniyet ile olacak. Milletin iradesini küçümseyenler ile olacak. Kimsenin iradesini küçümsemeyin, kimsenin iradesini küçümsemeyin. Halk oylamasında aziz milletimiz iradesini ortaya koyacaktır. Bize göre ne olursa olsun saygındır. Diyor ki bunlar İmralı ile anlaştır. Sincan'da söyledim bugün gene söylemek zorundayım. Hukukta bir kaide var, iddia sahibi iddiasını ispat ile mükelleftir. Benim yahut arkadaşlarımın terör ile oturduğunu ispat edemezsiniz "Şerefsizsiniz."
Hiç bir zaman bunlarla bir masaya oturamadık. Randevu istedik buna 'Evet' demediler. Değerli kardeşlerim fakat kara propaganda yapıyorlar. Bakıyorsunuz seviye kaymış tiplerle iftira atıyorlar. Bizden bazı şeylerin cevaplarını istiyorlar. Bu iktidar sizin şamar oğlanınız değil. Biz inandığımız yolda inandığımızı yapacağız. Bazı satılmış gazetelerde var. Bunlara sadece sabır ediyoruz. Çünkü yargıya müracaatımızdaki kararlar belli. Siyasetçi bu tür hakaretlere alıştırmalı diyor. Ağır eleştiri sınıfına giriyor. Peki, aynısını ben sana yapsam ne diyeceksin, ben o siyasetçi değilim diyeceksin. Ayıptır ya, bu ülkenin Başbakanına kalkıpta Türküm demekten kaçınan olabilerek söylemeyi nasıl yakıştırıyorsun. Bu kadar mücadeleyi ülkem için Türkiye’m için verdim. Dünyanın dört bir yanında niçin verdik. Ama bilesiniz ki o verdikleri kararlar atmış mahkemesinde Adnan Menderes'i Hasan Polat kanı Fanin Rüştü’yü idama götürenler gerekçe yazamadılar. Ne dediler biliyor musunuz? Bizi buraya getiren irade böyle istedi. Böyle bir hak olur mu? Böyle bir hukuk olur mu? Kimi öldürdüler neyi öldürdüler çarptılar. Ben size İstanbul'da neler yaptık anlatmayacağım benim gündeminde bunlar yok. Fakat şunu söyleyeceğim, her evet herkes için demokrasiye davettir, her evet herkes için özgürlüğe davettir, her evet herkes için hukuk adalete davettir, 12 Eylül gecesi AK Partinin zaferini değil Türkiye'nin zaferini kutlayacağız. Türk milletinin zaferini kutlayacağız. "Kazanan AK Parti değil Türkiye olacak." Kaybeden bir bütün olarak muhalefet partileri değil değişime direnen zihniyet olacak. Makamlarını millet önünde görenler böyle bir değişikliğin önünde durmaktan çekinmiyorlar. Millet kazanacaksa AK Parti kaybetmeye razıdır. Bunu diğer siyasetçiler söyleyemedi. Şimdi değerli kardeşlerim artık finale, olsun olsun. Sevgili kardeşlerim burada çok beklediniz ve Ramazandayız. Bu akşam Kadir Gecesi. Sizin bu yüreğiniz ve sevdanız aşkınız bu ülkede 'Hayır' cephesini inşallah bu cepheyi sandığa gömecektir.
Değerli kardeşlerim 12 Eylül üzerindeki dokunulmazlık zırhını nihayet kaldırıyoruz. Bir yerde 12 Eylül ile hesaplaşıyoruz. Bütün bunlarla beraber İstanbul 26 maddelik bu Anayasa değişikliğine 'Evet’im? Ey aziz İstanbul gelin 12 Eylül'de öyle bir 'Evet' diyelim ki, 7 tepesinde 'Evet' sesleri çınlasın. Sultan Ahmet sırtlarından Eminönü sırtlarından Süleymaniye’nin bulunduğu tepeden Fatih sırtlarından Haliç'ten Yedi kuleden Balat'tan öyle bir 'Evet' diyelim ki Saray burnundan çıkan 'Evet' semaları Çamlıca dan duyulsun. 12 Eylül inşallah İstanbul için bir milat olacak. Gelin hep birlikte 'Evet' diyelim. Demokraside yepyeni bir beyaz sayfa açalım. Unutmayın her 'Evet' adalete davettir. Hukuka davettir. Şimdi merhum menderesin ifadeleri tekrar gündemde, Yeter söz milletin, yeter karar milletin. Mühür sizde karar sizde. Sevdamız millet kararımız evet, sevdamız millet oyumuz evet, sevdamız millet, tercihimiz evet... Elleri kaldıralım bu eller 'Evet' elleri. Şimdi bayrakları kaldıralım. Maşallah. Şarkımız ne idi bizim, beraber yürüdük biz bu yollarda beraber ıslandık yağan yağmurda şimdi dinlediğim tüm şarkılarda bana her şey sizi hatırlatıyor bana her şey sizi hatırlatıyor bana her şey sizi hatırlatıyor...
Günümüz kutlu olsun Kadir Gecemiz Mübarek olsun Ramazan-ı Şerif'iniz mübarek olsun 12 Eylül çifte bayram olsun, Allah yar ve yardımcımız olsun kalın sağlıcakla...
SON DAKİKA
Net Gündem






