




Kürtçe müziğin efsanesi sesi Ciwan Haco, Hülya Avşar'la yaptığı düete klip çekmek için Türkiye'ye geldi.
Haco yeni albümünü, Hülya Avşar tercihini, Türkiye ve Suriye'ye ilişkin görüşlerini CNN TÜRK'ten Safiye Işıklı'ya anlattı.
Hülya Avşar'la Kürtçe bir şarkı okuduklarını belirten Haco. "Klip çektik. Klip çekimleri bitti. İnşallah yakın bir zamanda da, bir hafta sonra televizyonda olacak" dedi.
Düet yaptıkları 'Bu da gelir bu da geçer' isimli parçayı 14-15 yaşlarındayken, Diyarbakır radyosundan dinlediğini ve kulağına çok hoş geldiğini belirten Haco, " Ablama dedim ki bunu bana Kürtçeye çevir, okuyacağım açıkçası müziğe başlamamda bununla oldu, böyle başladım. Sonra o müzik orijinal kaldı ve ben sözlerini biraz kendime göre değiştirdim, Kürtçeye göre. Sonra dedim, Hülya benimle bu parçayı okusun, yani öyle planlı falan değildi. Ama iyi oldu o parçanın olması. O türkü buralarda tanınmış, bütün
Türkiye bu türküyü dinliyor. Dedim ki Kürtçesi de olsun" diye konuştu.
Haco, Hülya Avşar'la düet yapma nedenini ise şöyle açıkladı: "Öncelikle şahıs olarak Hülya Avşar'ı seviyorum. Çok insani yanları var Hülya'nın. Müziği, çalışmayı bırakın bir kenara ben onu insan olarak da, şahıs olarak da seviyorum. Prensip sahibi bir insan o yüzden seviyorum onu. Dinleyenlerimden çoğu illa Hülya Hülya dedi. Ben de dedim tamam tamam Hülya Hülya. O da okudu, söyledi bizimle. Mesele bu".
Haco, ilk albümünün çıktığı 1970'den bu yana hep Kürtçe albümler yapmasının nedenini ise "Kürtçe annemin dili, babamın dili, atalarımın dili. İnsan dili ile vardır, millet dili ile vardır. Bütün diller güzeldir. Türkçe güzel bir dil, Farsça güzel bir dil, Almanca da güzel. Ama her insan önce kendi dilini sever. Bu noktada ben Kürtçe söylüyorum. Benim yüreğimden çıkıyor, ruhumdan çıkıyor. Ben onunla yoğrulmuşum, onunla büyümüşüm. Aslında çok sefer başka dillerde de söyledim. Proje olursa yine söylerim.
İngilizce söyledim daha önce. Türkçe de söyleyebilirim, problem değil bu. Ama Kürtçe ana dilim. Ana diliniz zenginliğinizdir. Siz o dille zenginleşirsiniz. Ve Türkiye de bununla zenginleşir, büyür. Neden bugün Kürtçe okullarda öğrenilmesin ki? Türkiye bununla eksilmez ki, bilakis daha da büyür. Her millet kendi anadili ile öğrenim görmek, yaşamak, konuşmak ister. Türkiye'deki siyasetçilerden, başbakandan ve cumhurbaşkanından ricam Kürtçenin önünü açmalarıdır. Bekliyorum ve umuyorum ki Kürtçe resmi dil
olsun vatanımızda. Söylemler artık doyurmuyor. Diyarbakır'a gidip biz kardeşiz demek yetmiyor. Söylem olarak güzel ama halk artık söylemlerle yetinmiyor. "Açılım, açılım, açılım" dediler. Kürt halkını umutlandırdılar; sonunda açılımdan hiçbir şey çıkmadı. Günahtır. İnsanları umutlandırıyorsun, keyiflendiriyorsun sonra birden bire diyorsun ki valla bir şey yok. Olmaz böyle olmaz. Artık yeter. Her zaman söylediğim sözlerim: Kardeşlik, barış ve demokrasi" diye açıkladı.
Haco, 'Suriye'de bir iç karışıklık var, bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?' sorusuna, "Çok yerinde ve doğru bir soru. Ortadoğu artık değişiyor. Suriye de Ortadoğu'nun bir parçası. Türkiye'deki demokrasi anlayışıyla, Suriye'deki anlayışı kıyaslayamazsın bile. Türkiye ileriye doğru gidiyor. Gerçek demokrasi yolundan gidiyor. Türkiye'nin önünde başka bir yol ya da engel kalmadı. Bunu gözümüzle görüyoruz ama Suriye* Orada insanların hiç bir hak ve hukuku yok. Ne Arap halkların ne de Kürt halklarının. Bugün
diktatör bir sistem var orada, sizde görüyorsunuz. Bir insan bunun nasıl yapabilir? Neden yapar? Benim inancım yüzde yüzdür ki, bugün Suriye'de işleyen sistem, yönetim anlayışı kalmayacaktır. Yüzde yüz bitecek, kalmayacak. Suriye de demokrasiye doğru gidecektir. Suriye'nin de önünde başka çare yok. Şu anda Suriye'ye hükmedenler, yönetenler, ne acıdır ki insanları büyük bir soğukkanlılıkla öldürüyorlar. Nasıl yapabilirsin? O çocuklara nasıl kıyarsın? Üzerlerine nasıl bombalar yağdırırsın? Bu meseleler
öldürme ile bitmez, çözülmez. Bir Kürt siyasetçiyi de katletmişler. Meşal Temmo ne yazık, ne üzücü*Onun gibi bir insan. Yiğit. Demokrasi için, Kürt halklarının hakları için, Suriye'de Qamışlo'da çalışıyordu, hizmet ediyordu. Suriye devleti böyle bir adamı öldürdü. Maalesef 6 ayda binlerce de insanı öldürdüler; yazık ve üzücü. Türkiye'den de beklediğim, bütün gücü ile Suriye'deki bu değişime destek olmasıdır ve Suriye'ye demokrasinin gelmesidir" şeklinde cevaplandırdı.
Haco, Türkiye'ye dönüp dönmeyeceğine konusunda ise "Ya ben yüzde yüz istiyorum memleketime, vatanıma dönmeyi senin de dediğin gibi. Babamın, dedemin, atalarımın memleketidir; ben unutamam. Annem bu memlekette ter dökmüş, emek vermiş. Babam bu memlekette ter dökmüş emek vermiş. Ben bunu asla unutamam. Bazen ben hayal ediyorum ve rüyalarımda görüyorum evimin Van gölünün çevresinde olduğunu. Buraları güzelleştirdiğimi ya da Botan'ı, Siirt yakınlarını. Bu cennet mekanlarda yaşadığımı hayal ediyorum ya da
atalarımın topraklarını, Midyat'ın çevresini cennet gibi hayal ediyorum" dedi.






