




Halkın Sesi Parti'nin (HAS Parti) 81 İl Başkanlığı tarafından ortak hazırlanan basın açıklaması faks yolu ile Cumhurbaşkanlığı, TBMM Başkanlığı ve Başbakanlığa gönderildi.
HAS Parti'nin 81 il başkanı ortak basın açıklamasına imza atarak teröre kınama ve füze kalkanı projesinin fesih edilmesini içeren basın açıklamalarını faks yolu ile Cumhurbaşkanlığı, TBMM Başkanlığı ve Başbakanlığa gönderdi. Gönderilen faksta yer alan açıklamada şu ifadelere yer verildi; “18 Ekim Salı günü Bitlis Güroymak'ta 19 Ekim Çarşamba günü de Hakkari Çukurca'da karşı karşıya kaldığımız saldırıları nefretle kınıyoruz. Bu saldırılar vahşet boyutundadır. Güroymak'ta şehit düşen polislerimiz ile Çukurca'da şehit olan asker ve vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet temenni ediyoruz. Yaralılarımıza acil şifalar temenni ederken, kaybettiğimiz polis, asker ve vatandaşlarımızın ailelerine ve milletimize sabırlar diliyoruz. Çukurca'da ki saldırı Dağlıca ve Aktütün saldırılarına benzer bir saldırıdır. Zamanında, Aktütün ve Dağlıca olaylarının üzerine uluslar arası boyutta gidilip gerçek failler ortaya çıkabilseydi benzeri saldırılarla karşılaşmayacaktık. Çukurca'da meydana gelen kirli saldırı, uluslar arası terör siyasetinin işin içinde olduğunu açıkça göstermektedir. Örgütler bu işin taşeronudur. Bu vesileyle hükümet, heron, füze sistemi, predatör ve istihbarat konularını tekrar gözden geçirilmelidir. Türkiye, süreçleri ferasetle yöneterek kirli ilişkileri açığa çıkarmalı ve bunlara son vermelidir. Türkiye, dostunu ve düşmanını ayırt etmeli, dostlarını çoğaltmalıdır. Biz bir kez daha herkese yüksek sesle seslenmek istiyoruz. Bu kirli oyunun kimseye faydası yok. Herkes kan çanağından elini çekmelidir. Milletimiz olayları dikkatlice takip etmelidir. Bu saldırıyı gerçekleştirenlerin elleri kırılsın, ocakları sönsün. Kürt kardeşlerimiz iyi biliyorlar ki, terör, hiç kimsenin dostu olmadığı gibi öncelikle Kürt halkının da düşmanıdır. Zaten eli kanlı teröristler hiç kimsenin, hiçbir bölgenin ve hiçbir milletin temsilcisi olamaz. Bilinen adıyla füze kalkanı projesi NATO'nun değil ABD'nin projesidir ve genişletilmiş Ortadoğu projesinin bir parçasıdır. Bu sistem, İsrail'i korumak için kurulmaktadır. Sistemin milletimize faydası olmadığı gibi uluslar arası terörün işine yarayacaktır. Füze kalkanı projesinde buton bizim elimizde olacak sözleri aldatmacadan başka bir şey değildir. Parasını verdiğimiz heronların komutası kimde ise, İncirlikten komşu ülkelere yüz binden fazla sorti yapılırken buton kimin elinde ise füze kalkanının butonu da onların elinde olacaktır. İsrail'in güvenliği için NATO kisvesi altında ABD dayatması bizi başta İran olmak üzere komşu ülkelerle karşı karşıya getirecektir. Yarın NATO İsrail'i dost, Türkiye'yi ya da başka bir komşumuzu düşman olarak tanımlarsa füze kalkanı kime hizmet edecektir. Hükümeti hayati hatadan dönmeye davet ediyoruz. Hükümet, Türkiye'nin ve bölge halklarının bu coğrafyada ki tarihi misyonuna uygun politikaları değil işgalci ve sömürgeci batının politikalarını uygulamak ve savunmaktan vazgeçmelidir. İmzalanan füze kalkanı projesi ile Hükümetin komşulara sıfır sorun politikası da tezat oluşturmaktadır. Açıkça görülmektedir ki Türkiye'nin komşuları ile sıfır sorun dış politika tezi de füze kalkanı anlaşması ile iflas etmiştir. Zaten anlaşmanın imzalanma şekli de bütün bu endişelerimizi doğrular niteliktedir. Ortada sessiz sedasız dışişleri bürokratlarınca imzalanan bir anlaşma vardır. Türkiye bu projeye hayır demeliydi. Şimdi yapılması gereken, tüm gözlerden kaçırılarak ve tüm tepkilere rağmen imzalanan bu anlaşmanın, referanduma götürülmesidir. TBMM Başkanını ve Cumhurbaşkanı'nı bu çerçevede göreve davet ediyoruz. Türkiye ne Avrupa'nın sınır karakolu nede ABD'nin ileri bir karakolu olmalıdır. Biz, füze sistemine hayır diyoruz”






