Ana Sayfa
 
 
 
ARŞİV
    Süper Lig
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Kafkasların Gördüğü En Büyük Vahşet: Hocalı Katliamı
Kafkasların Gördüğü En Büyük Vahşet: Hocalı Katliamı
25 Şubat 2010 / 18:50
Erciyes Üniversitesi Atatürk İlkeleri Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Serdar Sakin, "Hocalı katliamı, tarifi imkansız bir insanlık suçudur" dedi.

26 Şubat 1992 tarihinde Azerbaycan'ın Hocalı kentinde Ermeniler tarafından sivil halka karşı yapılan katliamın 18. yıl dönümü sebebiyle İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Yrd. Doç. Dr. Serdar Sakin, Hocalı katliamını tarihin büyük dramı olarak değerlendirdi.

Sakin, "Ermeniler, 1987 yılından itibaren özellikle Azerbaycan'ın güney bölgesinde bulunan Dağlık Karabağ bölgesinde saldırılarını yoğunlaştırdı. 25 Temmuz 1990 tarihinde Rus lider Gorbaçov'un emri üzerine Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği kanunları dahilinde olmayan bütün silahlı gurupların yasaklanması ve toplatılması hareketi başlatıldı. Bu emir üzerine Azerbaycan ve Karabağ bölgesindeki silahlar toplatılmıştır. Ama bu istek Ermeniler için uygulanmamıştır. 1990 yılının Ağustos ve Eylül aylarında Ermeniler tarafından otobüs baskınları, yol kesme eylemleri gibi kanlı katliam hareketleri başlatılmıştır. Bu terör hareketlerinin sonrasında 180 bin Azeri Türk'ü bölgeden zorla göç etmeye zorlanmıştır. 1992'de, Şubat ayının 25'ini 26'sına bağlayan gece, bölgedeki silahlı Ermeniler, 366'ncı Rus alayı ile birlikte Dağlık Karabağ'daki Hocalı kasabasına saldırarak tarihin en vahşi katliamlarından birini yaptı. Hocalı kasabasını tamamen yakan Ermenilerin katlettiği Azerbaycan Türklerinin sayısı, resmi bilgilere göre 613. Bunlardan 106'sı kadın, 63'ü çocuk, 70'i de yaşlı, cesetlerin çoğu da yakıldı. 76'sı çocuk 487 kişi de ağır yaralandı. Olmadık işkenceler uygulanan bin 275 kişi esir alındı. 500'e yakın Azerbaycan Türk'ü hala kayıp" ifadelerini kullandı.

Ermenilerin "toprak genişletmek" arzusuna tarihi Türk düşmanlığı ve nefretinin de eklendiğini belirten Sakin, katliamın çağın en büyük zulmü olduğunu ve bunun sadece Azerbaycan Türklerine karşı değil, tüm insanlığa karşı işlenmiş ve tarifi imkansız bir insanlık suçu olduğunu belirtti.

"ÖLÜ BEDENLER ARASINDA BİR ÇIĞLIK İŞİTTİM"

Katliamın şahitleri olan gazetecilerden de örnekler vererek açıklamalarına devam eden Sakin, "Olayı yerinde gören Fransız gazeteci, gördüklerini gazetesine şöyle geçiyordu: 'Alman faşistlerin gaddarlığını çok duydum ve okudum. Ama 5-6 yaşındaki çocukları, sivil halkı öldüren Ermeniler, onlardan da beter.' O vahşeti yaşayıp aktaranlar arasında bir de Ermeni gazeteci vardı. Daud Kheyriyan, 'Gaflan denen ve ölülerin yakılmasıyla görevli Ermeni grup, 2 Mart günü Hocalı'nın 1 kilometre batısına 100 Azeri cesedini getirip yığdı. Son kamyonda 10 yaşında bir kız çocuğu gördüm. Başından ve elinden yaralıydı. Yüzü morarmıştı. Soğuğa, açlığa ve yaralarına rağmen hala yaşıyordu. Çok az nefes alabiliyordu. Gözlerini ölüm korkusu sarmıştı. O sırada Tigranyan isimli bir Ermeni asker onu tuttuğu gibi öteki cesetlerin üzerine fırlattı. Sonra tüm cesetleri yaktılar. O sırada sanki yanmakta olan ölü bedenler arasında bir çığlık işittim. Yapabileceğim bir şey yoktu. Ben Şuşa'ya döndüm, onlar savaşa devam ettiler' diye yazmıştı" ifadelerinde bulundu.

Hocalı katliamının dünya kamuoyunda yeterince yankı bulmamasına yönelik olarak Atatürk'ün, Romanya Dışişleri Bakanı ile yaptığı bir görüşmedeki sözlerini de aktaran Sakin, "En uzakta zannettiğimiz bir hadisenin bize temas etmeyeceğini bilemeyiz. Bunun için beşeriyetin, yani insanlığın hepsini bir vücut ve her milletin bu vücudun birer organı olduğunu kabul etmemiz gerekir. Bir vücudun parmağının ucundaki acıdan diğer bütün organlar üzüntü duyar" dedi. Serdar Sakin, bu düşünce kabul gördüğü takdirde dünyanın herhangi bir yerine olan bu tip hadiselere müdahalenin kendiliğinden geleceğini belirterek 25 Şubat'ı 26'sına bağlayan gece meydana gelen bu olayın uluslararası arenada etki göstermemesinin sebebini farklı nedenler altında aramamamız gerektiğini söyleyerek sözlerine son verdi.

Oy Ver : 1 2 3 4 5   
Net Gündem