Net Habercilik’de yayınlanan her türlü haber ve yazı kaynak belirtilmeden kullanılamaz.
Copyright © 2007-2012 Net Habercilik. Yazılım & Teknik Destek: CM Bilişim





"Karar Vicdanları Yaraladı"
19 Ocak 2012 / 15:30
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Hrant Dink kararının vicdanları yaraladığını söyledi.
Başbakan Yardımcısı Arınç, Genel Kurul sonrası oluşan yeni yönetimi tebrik etmek üzere Türk-İş'i ziyaret etti. Burada gazetecilerin sorularını cevaplandıran Arınç, Hrant Dink davası kararını nasıl değerlendirdiği ve karar sonrası mahkeme başkanının 'Karardan tatmin olmadım. Örgüt yok diyemem' yönündeki sözlerinin sorulması üzerine, "Mahkeme başkanını bu şekilde ifadesinin olduğuna inanmak çok güç" dedi.
Mahkeme başkanının örgüte yönelik delil olmadığı yönündeki sözlerinin hatırlatılması üzerine ise Arınç, şunları kaydetti:
"Anladım ama, Türkiye'de dünyada hakimler kararlarıyla konuşurlar. Verdikleri kararın gerekçesinin arkasında dururlar. Onlara bir şey ilave etmezler. 'Ben böyle bir karar verdim ama benim de içim rahat değil' sözü doğrusu bir mahkeme başkanı tarafından kullanılacak bir söz değildir. Ben 25-30 yıllık avukatlık hayatımda, böyle gördüm, böyle duydum. Çünkü hakimler hem delil durumuna, hem de vicdani kanaatlerine göre karar verirler. Eğer deliller yeterli değilse, bunun vereceği karar şudur, deliller yeterliyse vereceği karar da budur. Ben sadece kendi kanaatimi değil, vicdanen tatmin olmadığını ifade etmiştim.
Tekrar söylüyorum, Hrant Dint de kimliği ne olursa olsun bir basın çalışanıydı ve maalesef feci bir şekilde katledildi. Bundan büyük üzüntü duyduk. Biz insanların yaşam haklarına olan saldırıları her zaman şiddetle, nefretle lanetliyoruz. Bu olayla ilgili bir dava açıldı. Hükümetin görevi olayla karışan kimseler hakkında mutlaka yargı ile işbirliği yaparak, kolluk kuvvetleri ile bunları tespit etmek, hakimin önüne bunları çıkarmaktır. Bunların sonrası tamamen yargıya aittir. Yargı da 4 yılı geçen bir yargılama safahatından sonra evvelsi gün itibariyle kararını vermiştir. Dolayısıyla bu yargı sürecinin son safhasına, yargılamanın temyiz safhasına gidiyoruz.
Yargıtay mutlaka dosyadaki delillere bakacak, iddia ve savunmaları tekrar inceleyecek ve belli bir karar verecektir. Artık kişisel duygu ve düşüncelerimizin bir kenarda kalıp, yargının son kararını vermesini beklememiz gerekiyor. Ancak bugüne kadar yazılanlar, çizilenler, ortaya çıkan deliller, şöyle bir herkes kendi aklında değerlendirdiğinde, sadece bir kişinin bu olaydan sorumlu görülmesi ve 18-20 kişinin beraat ettirilmesi, hatta önde gelen sanıklardan birinin tahliye edilmiş olması vicdanları yaramıştır. Kamuoyunda anket yaparak böyle bir sonuca varamayız. Herkes bireysel olarak bu karardan duyduğu tatminsizliği ifade edebilecektir. Ben yargının bundan sonraki safhasında mutlaka önemli bir karar verilmesi gerektiğini düşünüyorum."
"'VİCDANEN TATMİN OLMADIM', SÖZÜ MAHKEME BAŞKANINA YAKIŞMAZ"
"Kaldı ki, bu sözleri ifade ettiği söylenen mahkeme başkanına, önce şunu sormak lazım, 'Kararınızda sanıklardan biri hakkında hüküm tertip etmemişsiniz. Coşkun Eyice isimli bir kişi ile ilgili olarak yargılama yapıp da, netice ve hüküm kısmında bu kişinin unutulmuş olmasını nasıl izah ediyorsunuz?' diye bir soru sormak gerekirdi" diyen Arınç, "Yoksa 'vicdanen ben de tatmin olmadım' sözü herhalde bir mahkeme başkanına, bir hakime yakışacak söz değildir. Kamuoyundan da, vicdanlarda da eğer yer bulmamış bir konu hakkında sadece üzüntülerimizi ifade etmekle kalmayalım, Yargıtay'ın bundan sonra vereceği kararı da dikkatle takip edelim" şeklinde konuştu.
Kaynak : iha
SON DAKİKA
Net Gündem






