Ana Sayfa
 
 
 
ARŞİV
    Süper Lig
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Meclis, Bakan Dinçer Hakkındaki Gensoruyu Görüşüyor
Meclis, Bakan Dinçer Hakkındaki Gensoruyu Görüşüyor
02 Şubat 2010 / 23:21
MHP'nin, Dinçer hakkında ülkenin toplumsal barışını tehlikeye soktuğu gerekçesiyle verdiği gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmamasına ilişkin öngörüşmelere başlandı.

CHP İstanbul Milletvekili Çetin Soysal'ın TBMM Genel Kurulu'ndaki, "Geçmişte mücahittiniz, sonra müşahid oldunuz, arkasından müteahhit oldunuz, her işe müsait oldunuz" sözleri üzerine AK Parti Grup Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, "Burada paparazzi programlarına konu olmak için bulunmuyoruz" dedi.

TBMM Genel Kurulu, MHP'nin, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer hakkında ülkenin toplumsal barışını tehlikeye soktuğu gerekçesiyle verdiği gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmamasına ilişkin öngörüşmelere başladı.

Görüşmelere MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de katıldı. Görüşmelerde önerge sahipleri adına bir konuşma yapan MHP Kırıkkale Milletvekili Osman Durmuş, AK Parti hükümetinin her konuda tekel oluşturduğunu öne sürdü. Batırmakta ve kapatmakta Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı'nın
üstüne olmadığını iddia eden Durmuş, bin 300 kamu hastanenin 400 hastane birliğine dönüşeceğini, yönetimlerinin Ticaret ve Sanayi Odası'ndaki yandaşlara bırakılacağını iddia etti.

Durmuş, Başbakan Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın, 3 yıl önce GATA'da tedavi gören Nejat Uygur'u ziyaret etmek istemesine rağmen ziyareti gerçekleştirememesine ilişkin, "Nejat Uygur'u ziyaret etmek isteyen hanımefendiye 'Gülhane'ye gelmeyin' demişler. Sizi beyaz gömlekliler sizi. 3-5 kuruşu görünce kendinizi ne sanıyorsunuz.

Peygamber olarak anılan bir Başbakan'ın eşini nasıl kabul etmezsiniz. Üç-beş kuruş paranıza mı güveniyorsunuz. Sizin muayenehanelerinizi kapatsın da bir görün. Başbakan'a kafa tutmak neymiş bir görün" dedi.

Bakan Dinçer'in, yerel yönetimler yasasının mucidi olduğuna işaret eden Durmuş, "Bu PKK açılımının da akıl hocası değilsiniz sanırım. Eğer öyleyse Yüce Divan otobüsünün şoför mahallinde yeriniz hazırdır, bunu bilesiniz. Sayın Bakan, Başbakan'ın yanlışlarına ortak olmak istemiyorsanız bu önergenin sonucunu beklemeden derhal istifa edin, kendinizi Yüce Divan'a gitmekten kurtarın" diye konuştu.

CHP grubu adına konuşan İstanbul Milletvekili Çetin Soysal ise TEKEL işçilerinin soğuk kış günlerinde haftalardır Ankara'da 4-C'ye karşı direniş mücadelesi sergilediklerini anlattı. İnsanların eksi 5 derecede sokaklarda yattıklarını kaydeden Soysal, bu insanların sorunlarını çözmesi gereken Çalışma Bakanlığı'nın oligarşiye hizmet ettiğini savundu. Soysal, iktidar mensuplarının, oluşturdukları sonradan görme mutlu azınlıkla mutlu mutlu yaşarken etraflarında etten duvarlar ördüklerini ve ileriyi görememe
noktasına geldiklerini öne süren Soysal, "Geçmişte mücahittiniz, sonra müşahid oldunuz, arkasından müteahhit oldunuz, her işe müsait oldunuz. Çıkıp, 'Milletimizin bize emanet ettiği kasayı, kusura bakmayın, soydurmayız' diyorsunuz. O kasanın kimlere çalıştığını, kimlere peşkeş çekildiğini, kediye ciğer teslim edildiğini ne yazık ki görüyoruz" diye konuştu.

Soysal, intihal yapan bir kişinin Sosyal Güvenlik Bakanı olmasından, bu ülkenin gerçek sahibi TEKEL işçilerine, 'bu ülke sahipsiz değil' diyen Başbakan'ın bu sözlerinden, atanamayan öğretmenlere yaşatılan sıkıntılardan, aç bırakarak ağlatan, cahil bırakarak yalvartan AK Parti anlayışından utanç duyduğunu söyledi. Soysal, "Sizler oligarşiye, mutlu azınlığa hizmet ediyorsunuz. Bir gün gelir bunların hesabı sorulur" dedi.

Soysal'ın AK Parti grubuna yönelik ağır hakaretlerde bulunduğunu belirten AK Parti Grup Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, Soysal'a cevap verdi. "Benim bir seviye sorunum var. O seviyeyi koruyarak cevap vermek istiyorum" diyen Bahçekapılı, Çetin Soysal'ın bu yaşına kadar, siyasi hayatında ne kazandıysa, entellektüel bilgi birikimi içinde ne gibi kelimeler öğrenmişse, hepsinin içinde olduğu bir konuşma yaptığını ifade etti.

Bahçekapılı, "Kendisini eskiden beri tanırım. Bir dost tavsiyesi. Eleştiri yaparken kullandığı kelimelerin anlamlarını doldurarak konuşursa biz de kendisini daha sağlıklı dinleyebiliriz" diye konuştu. Kişilerin siyasi duruşlarının eleştirilebileceğini ama özel hayatlarına müdahale etmenin kişilik hak ve özgürlükleriyle bağdaşmadığını ve bunun da ötesinde ayıp olduğunu belirten Bahçekapılı, "Burada paparazzi programlarına konu olmak için bulunmuyoruz. Derdimiz facebookta en çok tıklanan olmak da değil. Tribünleri ajite ederek oy toplamak kolaydır ama geçicidir. Bunun yerine
çalışmak gerekir. Örneğin Altındağ'da bir eve gitmek gerekir, gerektiğinde tatilinizi feda ederek bizim gibi çalışmak gerekir. Önce çalışın sonra konuşun" şeklinde konuştu.

Bahçekapılı'nın 'seviye' eleştirisine cevap veren CHP İstanbul Milletvekili Soysal, "Herhalde siz Başbakan'ın seviyesine dönük söylediniz. Çünkü seviyem konusunda hiçbir sorun yok. Ama adres belli. O adresin adı Başbakan. Başbakan'ın konuşmalarının bazen seviye dışına çıktığını yaşayarak görüyoruz" dedi. Soysal, Bahçekapı'nın 'ahlaksızlık yapıyorsun' şeklinde sataşması üzerine ise, "Ahlaksız lafını aynen iade ediyorum. Burada siyaset dersi vermek en son size düşer. Biz siyasetin caddelerini de, sokaklarını da biliriz" dedi.

Tartışmaların büyümesi üzerine TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu birleşime ara verdi. Tartışmalar verilen arada da devam etti. Çetin Soysal ile bazı AK Parti milletvekillerinin birbirlerinin üzerine yürümesi üzerine araya giren CHP'li vekiller Soysal'ı Genel Kurul salonundan çıkardı.

Oy Ver : 1 2 3 4 5   
Net Gündem