




Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yanlış yapanların hukuk önünde, bu yanlışlara alkış tutan siyasetçilerin de seçim günü hesabını sandıkta millete vereceğini ifade ederek, "Bu süreç sancılı bir süreçtir ama 72,5 milyon adına son derece hayırlı bir süreçtir. Herkes bu sürece yardımcı olmalıdır" dedi.
Başbakan Erdoğan, partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısında yaptığı konuşmada, BDP'li Sırrı Sakık'ın TBMM Genel Kurulunda CHP hakkında gündeme getirdiği iddialara işaret etti.
Bu dönemde her zamankinden daha yapıcı, daha fazla kuşatıcı olacaklarının altını çizen Erdoğan, şöyle konuştu:
"Bırakın onlar ne söylerse söylesin. Bütün kirli dosyalar meydana çıkıyor. İşte dün parlamentoda olanı da gördünüz. Geçmişte kim kime neyi nasıl konuşmuş. Bunları hep izliyoruz. Bizzat yaşayanlar konuşuyor. Ne diyor: Böyle böyle böyle oldu. Ben isimlerini artık ağzıma almayacağım için konuşmuyorum.
Bırakın onlar ne yaparlarsa yapsınlar, bırakın onlar Ankara'da kaos üretsinler. Bırakın onlar kirli tuzaklarıyla, kirli senaryolarıyla oyalansınlar. Onlar millete en küçük bir yararı dahi dokunmayan tartışmalarla, gerilimlerle günlerini gün etsinler. Biz yine milletin arasında olacak, milletle bir ve beraber hareket edeceğiz."
Bugüne kadar Türkiye'yi topyekün kucakladıklarını, bundan sonra da aynı samimiyetle kucaklayacaklarını vurgulayan Erdoğan, "Bugüne kadar herkesin hakkına, hukukuna, değerlerine, yaşama biçimine saygılı olduk. Bunları geliştirmenin gayreti içinde olduk. Bundan sonra da aynı hassasiyeti ortaya koyacağız" dedi.
HUKUK DEĞİL YASALAR YALAMA OLDU
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural'ın Genel Kurulda yaptığı konuşmaya atıfta bulunan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Dün birisi parlamentoda şöyle bir ifade kullanıyor: 'Ak Parti Genel Başkanı Başbakan dedi ki diyor, gensoru yalama oldu. Gensoru değil hukuk yalama oldu' diyor. Buradan kendisine şunu hatırlatmak istiyorum: Hukuk yalama olmaz siz yasaları yalama ettiniz, yasalar yalama oldu. Hukuk farklı bir konudur, yasalar farklı bir konudur. Önce bunu iyice bir tahlil et, talim et, ondan sonra milletin karşısında konuş. Hukuk doğuştandır, yasalar sonradandır. Bunu iyi kavramamız lazım. İnsan o haklarıyla doğar, o haklarını kimse alamaz. Ha, gasp ederler, işte onun hesabını da verirler. Ama yasalar öyle değil. İşte görüyorsunuz yasalar nasıl yalama oluyor."
Erdoğan, milletin gündeminden, ülkenin asli gündeminden asla kopmayacaklarını da kaydetti.
YAŞANANLAR İLERİ DEMOKRASİNİN AYAK SESLERİ
"Kriz üretmeyi siyaset sananlar yanılırlar, hevesleri kursaklarından kalır, boşuna kaos beklerler, boşuna gerilim beklerler, boşuna kurumlar arasında çatışma beklerler" diyen Erdoğan, "Yatıyorlar kalkıyorlar kurumlar birbirine girdi, kurumlar birbiriyle çatışıyor. Bunu sadece sen söylüyorsun. Öyle bir şey söz konusu değil. Bunlar statükodan medet umanlar. Hukuksuzluğa değil, bürokratik oligarşiye değil, millete dayanın, demokrasiye inanın, hukuka güvenin" şeklinde konuştu.
"Türkiye artık eski Türkiye değil. Türkiye siz isteseniz de gayret etseniz de geçmişin karanlıklarına, geri kalmışlıklarına, çarpık anlayışlarına geri dönemez" ifadesini kullanan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Yaşananlar ileri demokrasinin ayak sesleridir, yaşananlar standartları yüksek bir demokrasinin işaretleridir. Yaşananlar millet egemenliğinin güç kazanmasıdır. Tüm bu yaşananlar aslında vicdanların rahatlamasıdır. Hukukun ve adaletin yansımasıdır. Kapalı kapılar ardında millet iradesini çiğnemek için plan yapanlar bundan sonra karşılarında hukuku bulacaklarını görmelidir. Hukuku, adaleti, demokrasiyi çiğnemek arzusunda olanlar Türkiye'nin büyümesini, ilerlemesini, kalkınmasını hazmedemeyenler, bundan sonra yaptıklarının yanlarına kar kalmayacağını görmelidirler. Çeteler yoluyla, mafya yoluyla, hukuk dışı örgütlenmeler yoluyla milletin tercihlerini, milletin seçimini, milletin bu noktadaki iradesini ilga etmek isteyenler, karşılarında milleti ve milletin temsilcilerini bulacaklarını artık görmeliler.
Demokrasiyi zafiyete uğratanlara, hukuku keyfi müdahalelere açık hale getirenlere Türkiye'nin uluslararası itibarını zedeleyenlere alkış tutanlar, bunlara çanak tutanlar, daha büyük bir vebalin içinde olduklarını, daha büyük sorumsuzluk içinde olduklarını artık anlamalıdırlar."
Erdoğan, "Yanlış yapanlar hukuk önünde hesap verirler. Bu yanlışlara alkış tutan siyasetçiler de seçim günü hesabını sandıkta millete verirler. Bu süreç sancılı bir süreçtir ama 72,5 milyon adına son derece hayırlı bir süreçtir. Herkes bu sürece yardımcı olmalıdır" diye konuştu.
Başbakan Erdoğan, konuşmasında önceki gün vefat eden Prof. Dr. İhsan Doğramacı ile Ankara'daki trafik kazasında hayatını kaybeden Tekel işçisi Hamdullah Uysal'a rahmet, yakınlarına başsağlığı diledi.
4/C kapsamında çalışmaya devam etmek isteyen işçiler için sözleşme imzalama süresinin salı akşamı dolacağını anımsatan Erdoğan, şu ana kadar üçbine yakın işçinin sözleşme imzaladığını, kalanların da bir an önce imza atmalarını ve kendilerine sunulan imkandan faydalanma çağrısında bulundu.
Başbakan Erdoğan'ın konuşmasında öne çıkan bazı ifadeler şöyle:
• "Biz önümüzdeki bir buçuk yılı seçim tartışmalarıyla, millete hiçbir faydası olmayan, milletin hiçbir sorununa çözüm getirmeyen tartışmalarla heba etmek istemiyoruz. Varsın muhalefet bunlarla çelik çomak oynar gibi oynayadursun.
• Bu ülkede artık akşamdan sabaha politikalar değişmiyor. Bu ülkede artık hedefler, planlar yap-boz tahtasındaki gibi sürekli değiştirilmiyor.
• Canı isteyenin seçim ilan ettiği, ülkenin başta ekonomik olmak üzere her türlü dengesinin askıya alındığı, popülizmin hoyratça ülke kaynaklarını çarçur ettiği dönemler artık tedavülden kalkmıştır.
• Bu ülkenin yedi bölgesi omuz omuza verecek, yüreklerini birleştirecek, elele tutuşacak, horon çekecek, halay çekecek, zılgıt çekecek, zeybek oynayacak.
• Bırakınız bin yıllık beraberliğimiz üzerinde, kardeşliğimiz üzerinde kaygı, korku pompalayanları... Bu ülkenin 72 buçuk milyon ferdi tek yürek olacak. Daha bir kardeş, daha bir yoldaş hale geleceğiz."






